Inception: Rüyalarda buluşuruz

Dün akşam, Warner Bros’un nazik daveti ile katıldığım ön gösterimde, Christopher Nolan‘ın dillere pelesenk olan son filmi Inception‘ı izleme şansım oldu. Daha önceki pek çok gösterimi kaçırmış biri olarak karşılaştığım kalabalık, bu filme özel miydi bilemiyorum. Değilse, Warner Bros çok güzel bir iş kotarıyor demektir :) Bu vesile ile bir kez daha teşekkür ederim Duygu Kutlu’ya..

inception

Filme gitmeden önce başta Bigumigu olmak üzere birkaç sitede film hakkında yazılar okumuştum, ve açıkçası herkes kadar olmasa da belli bir seviyede heyecan kabarcıkları vardı içimde. Işıkların sönüp filmin başlaması ile birlikte, koltuğa güzelce yerleşip gözlerimi belerterek izlemeye başladım filmi. (Konudan bağımsız aklıma gelen ilk şeyler; Leonardo Di Caprio’nun nazarımdaki baby face etiketinden artık uzaklaşmış olduğu, 28 Days Later‘dan sonra Cillian Murphy’i izlemenin bir tuhaf geldiği, ve Marion Cotillard‘ın ne kadar güzel bir kadın olduğu oldu..)

Film, tam anlamıyla görsel bir şölendi. Bir uygun vakitte varsa kamera arkası görüntülerini izlemek gerek. Gerisinde inanılmaz bir uğraş, inanılmaz bir emek (ve bütçe), inanılmaz bir kurgu olduğunu söylemek lüzumsuz olsa da zengin bir girizgah yapmak adına belirtmeden geçmeyeyim. Her ne kadar vurdulu kırdılar sahneler bir bayan olarak zerre ilgimi çekmese de filmin ikinci yarısına kadar ilgi ve alakayla izledim filmi. İkinci yarının ortalarından final sahnesine kadar geçen sürede, açıkça itiraf etmeliyim ki filmden biraz koptum. Spoiler yapmamak adına detay veremediğim kimi sahnelerde, neyin neden olduğunu ve final sahnesini şekillendiren etkenlerin nasıl gerçekleştiğini çözemedim. Arada bir kopukluk vardı sanki. Belki de bir kez daha izlemek gerek, bilemiyorum :)

Velhasıl, film yarın gösterime giriyor. Bahsettiğim kopukluğa rağmen mutlaka izlemenizi öneririm. Bu sayede benim kaçırdığım noktaları anlatırsınız belki bana ;)

Filmin fragmanını henüz izlememiş olanlar varsa, sizleri şöyle alıyoruz:

Çok daha fazlası için ise http://www.facebook.com/inception sayfasına göz atabilirsiniz!

Henüz yorum yok |Etiketler: , , , , , ,
seperator

Ribbonesia

Özene bezene hazırlanmış (yanına da bir kart iliştirilmiş) bir hediye paketi kadar mutluluk verici birşey var mıdır? :)

RibbonesiaRibbonesia2

Nette gezinirken tesadüfen bulduğum bu site, hediye paketleme sanatından ziyade (adından da anlaşılabileceği üzere) alternatif kurdeleler sergiliyor. Ağırlıklı olarak hayvan figürlerinden yola çıkarak hazırladıkları bu sevimli şeyler arasında Twitter kuşu da var. Paket kağıdı ile uğraşmak istemeyenler için güzel bir çözüm bence. Origamiyi anısatan kurdelelerin farklı kullanımları (yaka süsü gibi) ve diğer modelleri için (Bkz: Ribbonesia)

Henüz yorum yok |Etiketler: , , , ,
seperator

Do’s & Don’ts

Siz siz olun sakın 2 yıldır tatile gitmedim demeyin, diyip de tatile gitmeyin, gidip de gittiginiz her yerde Foursquare ile check in yapmayın. Hele hele tatilinizi en yakın arkadaşınıza ‘ithaf’ etmeyi düşünmeyin bile. Sonra 2 yerinden kırık bir topukla, tatilinizin 4. gününde geri dönmek zorunda kalırsınız.

Benden söylemesi..

Fakat, yakın zamanda tatile çıkacaksanız ve istikamet de Bodrum ise:

Bodrum GümüşlükBodrumBodrumBodrum

Plaj için Camel Beach‘i, yemek için Körfez Restaurant‘ı (balık çorbasını mutlaka deneyin), dondurma yemek için Bitez Dondurma’yı (bal badem, susam tahinli ve kavunlu dondurmayı denemeden dönmeyin!), ben hala gencim demek için ise Kule Rock City’i öneririm. Bonus olarak bayan okuyucularıma The Carrie Diaries’i okumasını tavsiye ederim :)

BodrumThe Carrie Diaries

Henüz yorum yok |Etiketler: , , , , ,
seperator

Mandy Lynne – what a wonderful world

“A powerful image should move you; it should walk across your heart and leave footprints in your soul” – Megan Sorel

Böyle yazıyor Mandy Lynne’nin websitesinde. Hakikaten de gördüğüm anda etkisine kapıldım fotoğrafların. Fotoğraflarda ışık hüzmelerine duyduğum aşk malumunuz. Mandy de neredeyse her bir fotoğrafta bolca kullanmış güneşi. Belki de o yüzden bu kadar etkilendim her birinden. Neticede son yarım saattir sayfa sayfa geziyorum siteyi. Tahmin edebileceğiniz üzere en çok “Country Life” kategorisinde takılı kaldım :)

Mandy LynneMandy Lynne
Mandy LynneMandy Lynne

Websitesinde toplam 7 ayrı kategoride sunulan fotoğrafların tamamını bulamamış olsam da fotoğraf baskıları için www.skippydesigns.etsy.com adresine bir göz atabilirsiniz. Unutmadan; websitelerinde geri planda müzik çalmasından genelde pek hoşlanmasam da, bu sitede çok sevdiğim Somewhere over the rainbow‘un akustik versiyonu dışında çok hoş parçalar kullanılmış.

Son olarak blog.mandylynne.com adresinde ise farklı işleri inceleyebilirsiniz.

Henüz yorum yok |Etiketler: , , , ,
seperator

Cupcake mi dediniz?

Mutfakta şahaneler yaratan bir insan hiç olmadım. Yine de kendimce denemeler yapmaktan, neredeyse tüm tariflerini izlediğim Giada De Laurentiis’ten (Everyday Italian) ilham almaktan da geri durmam. Sonuç her zaman %100 başarıya ulaşmasa da genelde tatmin edici oluyor. Lakin evde fırın olmamasından çok muzdaribim. 4 kat altımızda Tefal mağazası olmasına rağmen fırın alma işini sürekli ötelememin gerisinde nasıl bir hissiyat var bilemiyorum, işi gücü bırakıp mutfağa dadanmaktan ve vermeyi bir türlü beceremediğim kilolara yenisini eklemekten korkuyor olabilirim. Makul bir sebep bence ;)

Gelelim bu yazıyı yazmama vesile olan cupcake mevzuna. İnsanı baştan çıkaran bu minnacık şeylerden sürüyle – evet, ne var? – yapmak istiyorum! Tabi kek kısmını yapmaktan ziyade süsleme sanatını konuşturmak gerekiyor. Şunların güzelliğine bakar mısınız?

CupcakeCupcakeCupcake

Meraklıları için şu adreste tam 100 çeşit cupcake tarifi var.

Bir fırın alsam mı acaba?

1 yorum |Etiketler: , , ,
seperator

Calypso St. Barth’ın elbiseleri

Calypso St. Barth, Bengi Geçer’in blogunda görene kadar varlığından haberdar olmadığım bir markaydı. Siteyi ziyaret ettiğimde karşılaştığım elbiseler, bluzlar tam anlamıyla şahaneydi. Fiyatlar için ise aynı şeyi söylemek zor! (Aşağıdaki modellerin fiyatları 135 dolardan başlıyor)

Değişik markalara ait eşarplar, aksesuarlar, çantalar ve ayakkabılar bulabileceğiniz sitede, ben elbiselere takıldım (özellikle de beyaz renkli olanlara). Bir de pastel renkli üstlerde resmen gözüm kaldı diyebilirim. Lakin uluslararası gönderi yapmıyorlar, hani yolunuz Paris’e filan düşerse haberim olsun ;)

Calypso CelleCalypso CelleCalypso Celle

Markayı sosyal ağlarda takip etmek isteyenler varsa şöyle alalım:
twitter.com/CalypsoStBarth
facebook.com/pages/Calypso-St-Barth/81770294705

Henüz yorum yok |Etiketler: , , , ,
seperator

Günün fotoğrafları 30.06

SummerSummerSummer

tatile 2 gün kala, güneşli günlerin hayali.. :)

Henüz yorum yok |Etiketler: , , , , ,
seperator

Hayal evi

Kendimi bildim bileli country tarzı dekorasyona, bahçe içinde kır evlerine ve bir gün sahip olma hayalini kurduğum genişçe mutfaklara bayılırım.

Country stil yatakodasiCountry stil mutfakCountry stil ev

Evde bir türlü atmaya kıyamadığım dekorasyon dergileri bir yanda çoğalıp dururken, ben neredeyse her gün internette gezinip hayal dünyamın alınacaklar listesine eklemeler yaparım. Geçtiğimiz ay tek bir sayı ile sayısalda büyük ikramiyeyi kaçırdığımda, kafamın üstünde taşıdığım o kocaman hayal balonunu da patlamış oldum. Kısmet..

Dergiler dışında, televizyonun açık olduğu zamanlarda en çok Home Tv kanalına bakınırım. Bilhassa mutfağımı yenile tarzı programları takip eder, kendi 1 karış on parmak mutfağımda ne gibi “değişiklikler” yapabilirim diye düşünürüm. Genelde de hiç bir şey uygulamayamam tabi – kibrit kutusu kadar mutfakta en fazla bardakların yerini filan değiştirebiliyor insan :)

Geçtiğimiz günlerde izlediğim bir film (It’s Complicated – siz de benim gibi Meryl Streep hayranıysanız mutlaka izleyin) nasıl bir ev istediğim konusunda bana bir kez daha yol gösterdi diyebilirim. Tabi bunu evde yüksek sesle söylemiyorum, zira dekorasyon konusunda Eray ile taban tabana zıt iki insanız. Bu konuda yapacak birşey yok, malum evi dişi kuş yapar, değil mi? ;)

Gelelim filme; orta yaşlarında, boşanmış iki insanın ilişkisini konu alan filmde harikalar yaratan Merly Streep’in en az kendisi kadar harika bir ev var. Özellikle salonu ve verandası ile beni benden alan bu ev, işte bakınız şöyle birşey:

It's Complicated MutfakIt's Complicated KoridorIt's Complicated Banyo

Şimdilerde yeni bir ev arayışındayız. Elbette yukarıdakine benzer bir yer sahibi olmamız söz konusu bile değil.. Yine de şöyle yeşilliklere bakan, az katlı, mutlaka bir balkonu olan (Fransız balkonu denen o çirkin şeyden nefret ediyorum) bir ev çıksa karşımıza, ne hoş olur :)

2 yorum |Etiketler: , , , , ,
seperator

Tatil öncesi bikini sendromu

Ne yazık ki cidden var böyle birşey. Erkekler bilmez, ama biz kadınların en çileli işlerinden biri de tatil alışverişine çıkmaktır. Yıl boyunca beklenen, hayali kurulan deniz, kum ve güneş üçlüsüne nihayet kavuşacağınız günü iple çekerken, bir yandan da kara kara bulutlar kaplar içinizi – şair burada sadece “kadınlara” sesleniyor.. Zira tatil gelsin diye beklediğimiz dondurucu kış günlerinde, içimizi bir nebze ısıtmak (?) için tükettiğimiz tatlılar ve tuzlular ile ziyadesiyle beslenmiş bir vücut sahibi olmuşuzdur – şair burada bizzat kendine sesleniyor aslında, siz üstünüze alınmayın!. Her Pazartesi başlanan ve Cuma günü bozulan “yediklerine dikkat etme” süreci (bakınız diyet filan demiyorum..) ve bir türlü başlanamayan egzersiz programı da sonuç vermediğinden, tatile çıkmanıza 1 hafta kala kendinizi “Ben bu yıl mayo alayım, değişiklik olur hem?” kandırmacası içinde mağazanın önünde/içinde bulursunuz.

Tıpkı bugün benim yaptığım gibi..

Cumartesi günü alışverişe çıkmış olmak başlı başına bir eziyetken, elinizde yalandan aldığınız bir mayo ve delicesine beğendiğiniz bikiniler ile kendinizi kabine zar zor attığınızda çok daha dikenli bir yola girmiş olduğunuzdan bir haber olabilirsiniz. Zira bir yandan dışarıdan gelen “çıkamadı bir türlü” serzenişlerine kulak tıkamak, bir yandan da kan ter içinde orasını burasını çekiştirerek “uydurmaya” çalıştığınız bikiniyi (zavallı mayo çoktan savrulmuş bir köşeye) denemek tamamen travmatik bir durum. Bu süreçte yakın bir kız arkadaşınızın size refakat etmesi sinir sisteminiz açısından oldukça kıymetli!

Bendeniz, aşağıda görmekte olduğunuz bikinileri deneyip bir miktar hayal kırıklığına uğramış bulunuyorum.

Zeki Triko B.1016-10Zeki Triko B.1891-10Zeki Triko B.1900-10

Pazartesi gününden itibaren, nispeten daha sakin olan mesai saatleri içerisinde aşağıdaki mayoları denemeyi planlıyorum.

Zeki Triko M.2016-10Zeki Triko M.2780-10Zeki Triko M.2843-10

Önerisi olan? :)

6 yorum |Etiketler: , , , , , , ,
seperator

wishlist

Krista Keltanen, bu ismi bir süre daha benden sıkça duymanız olasıdır. Etsy’de kendimi kaybetmişçesine dolanıp dururken, aşağıda görmekte olduğunuz muhteşem şeyleri buldum ve bu işin asıl kaynağı olan blog sayfasına da ulaştım. Oradan doğruca Facebook sayfasına gittim, ve sonra Flickr. Kadıncağıza dört bir yandan sardırmış vaziyetteyim. Elimde değil ama, şunların güzelliğine bakar mısınız lütfen? :)

Krista Keltanen PhotographyKrista Keltanen Photography
(http://www.etsy.com/listing/47476750/8×8-whishes-fine-art-photograph)

Krista Keltanen PhotographyKrista Keltanen Photography
(http://www.etsy.com/listing/49038049/8×8-whispering-wind-fine-art-photograph)

Krista Keltanen PhotographyKrista Keltanen Photography
(http://www.etsy.com/listing/49182665/8×8-inch-print-im-waiting-you-in)

Hepsini istiyorum! Hepsi benim olsun!

Henüz yorum yok |Etiketler: , , ,
seperator