koç allianz 14. fotoğraf yarışması | home | strawberry pie
July 19, 2007
wake me up when september ends
büyük bir çoğunluğumuzun özellikle son 2 yıldır hayatının önemli bir bölümünü tv dizilerine ayırdığını biliyorum. olayı yüzde hesabına vuramayacağım lakin yakın çevrem de dahil olmak üzere pek çok kişi haftalık download programları ile torrentler arasında savrulup duruyor(du) yani şu son bir kaç aya kadar..
malumunuz bizi bizden alan dizilerin (lost - heroes - prison break - grey’s anatomy) (beni ancak bu kadarı benden alabildi) tamamı uzun soluklu aralar vermiş durumda. lost dışındaki tüm dizilerin yeni sezonu eylül ayı itibariyle başlayacak. peki o zamana kadar vakit nasıl geçecek?
an itibariyle, uzun soluk kavramını lost kadar aşmış bir başka dizi yok kesinlikle. dizinin 4. sezon yayın tarihi şubat 2008 olarak açıklandı. 2010 yılına kadar sürecek 3 sezon daha oluşu beni bir miktar bitirdi. yine de fevkalade bir durum olmadığı müddetçe sıkı bir lost-sever olma misyonumu sürdüreceğimden şüphem yok.
şubat 2008′e kadar zaman nasıl geçer diyenlerdenseniz, ya da diziye kendini henüz yeni kaptırıp teoriler peşinde telef olanlardansanız - ki benim o dönemim kazasız belasız son buldu - (nitekim geçerli bir teori üretebilmek mümkün değil!.) size takip ettiğim birkaç siteyi önerebilirim. aranızda sezon 3′ü tamamlamayanlar varsa forumlara hiç bulaşmayın derim. keyfiniz kaçmasın.
- http://lost-media.com/
- http://www.losthatch.com/
- http://www.hansoexposed.com/
- http://thehansofoundation.org/
- http://www.tvlost.com/
gelelim heroes‘a. bence heroes, lost çılgınlığının ortaya çıkmasının ardından yapımcıların ikinci bir çılgınlık yaratmak üzere kurguladıkları bir dizi. kişisel düşüncem, heroes’un bu misyonu ilk sezonu itibariyle başarmış olduğudur. lakin, 2. sezon ile birlikte - özellikle sonralarına doğru - ve beklenen final bölümü ile beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. yine de çok kesin yargılara varmak istemiyorum. neticede hiro nakamura gibi bir faktör mevzu bahis! lost’un aksine heroes’da çözülmesi gereken teoriler pek yok. olay örgüsünün nereye doğru gideceğini tam olarak bilmesek de ilerleyen bölümlerde iyi ve kötü tarafın karşı karşıya geleceği bir dizi serüvenler olacağı kesin. eh hal böyleyken de üzerinde kafa patlatmaya pek de gerek kalmıyor. yine de eylül ayına kadar aşağıdaki linklerle oyalanabilirsiniz kanaatindeyim.
- http://www.heroestheseries.com
- http://heroeswiki.com/
- http://www.9thwonders.com/
- http://www.herosite.net
fantastik olaylar üzerine kurulu iki dizinin ardından, biraz geç bir başlangıç yapmakla beraber yaklaşık 1.5 ay kadar önce prison break izlemeye başladığımda - çok açık söyleyeyim - bunun kesinlikle erkeklere yönelik bir dizi olduğunu düşünmüştüm. hapisaneden kaçmaya çalışan iki kardeş ve bu kaçış esnasında gruba dahil olan diğer mahkumlar, kulağa hiç de biz bayanlara uygun gibi gelmiyor. yanılmışım. prison break benim nazarımda lost’tan sonra en sürekleyici ikinci dizidir. ne yalan söyleyeyim, bunda wentworth miller isimli yaratığın etkisi büyük. ancak bu çok ayrı bir konu (bkz: http://www.creamfields.net/2007/06/18/wentworth-miller/) prison break ilk etapta 2 sezonluk bir dizi olarak planlanmış. ancak izleyicilerin inanılmaz ilgisi nedeniyle şu an itibariyle 1 sezon daha devam edecek. konuyu ne kadar uzatabilirler bilemiyorum elbette ama diziye ilginin artmaya devam etmesi halinde 4. sezon gibi bir seçenek de oluşabilir. bellki? bilinmez. ancak şu satırları okuyup da diziden habersiz olanlarınız varsa sizi acilen www.mininova.org adresine yönlendirmem gerek. tıpkı heroes’da olduğu gibi prison break de eylül ayında yayına dönecek. 3. sezon yayın tarihi 17 eylül 2007 olarak açıklandı bile. diziyle ilgili pek çok bilgiyi şu sitelerden bulabilirsiniz:
- http://en.wikipedia.org/wiki/Prison_Break
- http://www.prisonbreakmanhunt.com/
- http://www.prisonbreak-online.com/
- http://prisonbreak.fan-sites.org/
bu arada ilgilenenler için küçük bir bilgi: prison break ile lost’u bir nevi ortak paydada birleştiren bir film var. lost’un sawyer’ı (josh holloway) ile prison break’in sara’sı (sarah wayne callies) şu sıralar vizyonda olan ölüm fısıltısı (whisper) isimli filmde buluşuyor. çok başarılı dizilerin ardından vasat filmlerde rol almak pek moda anlaşılan.
ve son olarak grey’s anatomy‘den bahsetmek istiyorum. 2005 yılında dizinin ilk sezonu yayınlandığında, mavcut diğer hastane dizileri (ER gibi) ile karşılaştırılmış ve pek tutulmaz gözüyle değerlendirilmiş olsa da grey’s anatomy bence benzeri diğer dizileri açık farkla geçmiştir. mayıs ayı itibariyle 3. sezonunu tamamlayan dizinin yeni sezonu eylül ayında başlayacak. dizide dr. preston burke‘u canlandıran isaiah washington ile biricik george o’malley‘imiz t.r knight arasında yaşanan sürtüşmeden ötürü diziden atılan isaiah washington’ın yeniden geri döneceği türünde duyumlar alıyor olmama rağmen henüz resmi bir açıklama yapılmış değil. 3. sezonun bitmesiyle beraber arap saçına dönen ilişkilerin yeni sezonda ne doğrultuda gelişeceğinin ipuçları aslında sezon finalinde bir miktar verildi ama spoiler yapmak gibi bir niyetim yok. siz yine de aşağıdaki linklere bir göz atın ve ayrıca şurada bulabileceğiniz şarkıları da sakın es geçmeyin. dizi müzikleri konusunda gerçekten çok başarılı olan grey’s anatomy’nin hakkını vermek lazım!
1 comment
RSS feed for comments on this post. TrackBack URI
At 8:19 am on October 18, 2007, stickman commented:
işte bir prison break delisi daha :) cnbc-e de birinci sezonu izledim. Sonra cnbc-e de tekrar başlamasını bekleyemedim. 2. sezon bölümlerini buldum. Tekrar tekrar izledim. Rüyalarımın yarısı prison break üzerine kurulu :) şu an elimde 3. sezonun ilk üç bölümü var ama izlemiyorum. 1. ve 2. sezonu tekrar izlemeye başlamıştım, 2. sezonun 4. bölümündeyim şu an. bir haftaya kadar bitirip, 3. sezona başlamayı düşünüyorum. :)