nereye gidiyor bu dünya?

Evden işe vapurla giden bir insanım. Vapur yolculukları insanın kendini dinlemesi, düşüncelerini toparlaması için ideal bir süre tanıyor. Ben de çoğu sabah bir yandan gazetemi okur diğer yandan da düşüncelere dalarım. Son zamanlarda kafamı meşgul eden konuların başında her gün gazetelerde okuduğumuz, okudukça tüylerimizi ürperten haberler var.

İnsanlığımızı ne zaman kaybettik biz?

Çalıştığım şirket, sektörün önde gelen ilaç firmalarından birinin kurumsal iletişimine yönelik bir dergi hazırlıyor. Haber sayfalarından birinde, çalışanların yapmaktan hoşlandıkları hobileri anlatalım istediklerinde bu fikre sıcak baktık. Nitekim ahşap oymacılığı, bonzai yetiştirilmesi, şifali bitkilerin akıbeti gibi türlü türlü ‘hobiler’in anlatıldığı haber yazıları gelmeye başladı. Bunun insanlığımızı kaybetmemizle ne ilgisi var diyeceksiniz. Anlatayım; hobi yazıları arasından bir tanesi özellikle ilgimizi çekti; zira söz konusu hobi ‘ördek avcılığıydı’. Evet yanlış okumadınız. Ördekleri öldürmeyi bir hobi olarak gören insanlar var aramızda… İçimizde var olan öldürme dürtüsü insanlığımızı kaybetmemizin en gerçek nedeni bence…

Ördek avcılığı yazısı bana geyikleri avlayan insanları düşündürdü; o geyik kafalarını evlerine sırf dekor olsun diye asan insanları.. Sonra durup daha geniş bir çerçeveden baktım dünyaya; gördüklerimden ürperdim: Neredeyse her akşam televizyonlarda Gazze’de binlerce insanı öldüren bir İsrail’i çaresizce izliyoruz. İran’da tüm vücudu toprağa gömülmüş, kaçmasına olanak olmayan o kadınları; gözlerindeki korkuyu ve birazdan onları taşlayarak öldürecek insanların acımasız ve bir o kadar da mutlu yüzlerini görüyoruz. Annesinin boğazını kesip öldüren genç kızlar var bu dünyada; o güzelim fok balıklarını vahşice öldürenler var.. Fazla uzağa gitmeye de gerek yok, oyun olsun diye kedilerin kuyruğunu kıstıran, ipler bağlayıp neşelenen çocuklarımız var sokaklarda; onları eğitmeyen anne babalar var..

Bir başka canlının çektiği fiziksel acıdan mutlu olabilen bir insan, insanlığını çoktan yitirmemiş midir? Buna engel olmak için yapılabilecek hiç birşey yok mudur?

Yorum yazabilir ya da geri beslemede bulunabilirsiniz.
seperator

3 yorum

  1. 17 Ocak 2009 12:00 | Bağlantı

    Avcılık denildiğinde şehir insanının aklına gelen şey genelde vahşet, şiddet, kandır. Köy ve daha küçük yerlerde ise bir hobidir. Avcılığa meraklı insanların sayısı az değildir. İnsanoğlunun içinde yaradılıştan itibaren karnını doyurma, kendini koruma güdüsü günümüzde zevke dönmüştür. Yurtdışında yaban domuzu avları ülkemizde ördek, tavşan avına dönüşür. Tabi bu bir “hobi dergisi” konusu olamaz asla. Etik olmaz. Çünkü günümüz şartlarına göre avlanmaya ihtiyacımız yoktur. Eğer bir gün dünya aç kalırsa avcılık en trend meslek olacaktır.

    Avcılık yapıp da insanlığını kaybetmiş birini ben henüz görmedim. Bu ikisi ayrı şeylerdir. Tabi hayvanın öldürülüş biçmi avcılığın kurallarına göre yapılmalıdır. Hayvana eziyet etmek ve can çekiştirmek katletmektir. Büyük günahtır. Düşünüldüğünde zevk için insan öldürmektense av hayvanlarını, av için izin verilen zamanlarda öldürmek ve pişirip yemek gayet doğaldır, normaldir. Tabi Dünya’ya baktığımızda insanlar avcılık için öldürülmüyorlar. Maalesef çıkar için kan akıyor. Bu da tahammül edilemez ve üzücü bir durum.

    Saygı ve sevgiyle,

  2. 17 Ocak 2009 12:14 | Bağlantı

    sevgili burcu yorumun için teşekkürler.

    senin de dediğin gibi günümüz şartlarında avlanmaya ihtiyacımız yok. elbette ki aç kalma riski ile karşı karşıya kalınırsa, mecburen avlanılacaktır – yemek için.

    ancak bana kalırsa bu riskin söz konusu olmadığı haller dışında avcılık – öldürülen canlı ister ördek olsun ister yaban domuzu ister geyik – yazımda da bahsettiğim o öldürme dürtüsünün giderilmesinden öte birşey değildir. bunu hobi diye nitelendirmek bana acımasızlık gibi geliyor.

  3. nelis
    19 Ocak 2009 16:54 | Bağlantı

    avlanmak zevk için insan öldürmenin bir alternatifi olamaz. bunu bu şekilde düşünüp sevimli, yararlı bir hale getiremeyiz. eninde sonunda sözde hobi adı altında avlanabilen bir insanın kesinlikle öldürmeye katletmeye eğilimi, yetisi var demektir. sevgili jolene’m de çok yerinde bir konuya değinmiş. eline sağlık. insanlar dünyanın biryerlerinde vahşice acımasızca bir karış toprak uğruna çıkarları uğruna öldürülüyor. hayatın daha ne olduğunu anlamadan çocuklar yok ediliyor. evet insanlığımızı ne yazık ki kaybettik hem de çoktan kaybettik. derim ki en azından farkındalığımızı kaybetmeyelim. kimbilir belki bir gün bir deniz yıldızı dahi olsa onun hayatını kurtarmış oluruz.

Yorum yapın

E-posta adresiniz asla üçüncü kişilerle paylaşılmayacaktır. Gerekli *

*
*