“Bir cafeye gittiğinizde biriniz bir tarafa, biriniz diğer tarafa bakıyor ve konuşmadan oturuyorsa eğer, o ilişkinin artık bittiğini kabullenmenin vakti gelmiştir.” dedi bana. o zaman aklıma ‘eternal sunshine of the spotless mind’dan bir sahne geldi. hani şu Joel’in hafızası silinirken anımsadığı, (sanıyorum) çin lokantasında yemek yedikleri sahne. hiç konuşmayan iki çift.. varla yok arası iyice gerilmiş bir ortam.
ölümcül sessizlikler, ilişkinin sonuna gelindiğinin en önemli sinyalidir gerçekten. paylaşmama durumunun her yanı sarması, konuşulacak şeyin bile kalmaması, konuşmaktan sıkılınması, vs vs..
o sebepledir ki ne zaman bir restauranta, bara ya da cafeye gitsem etraftaki çiftleri mutlaka izlerim. konuşup konuşmadıklarına bakarım. ilişki için tek belirleyici ‘paylaşmaktır.’ paylaşım bitmesine rağmen devam eden ilişki ise ‘alışkanlıktan’ başka birşey değildir..
“sen, çınlattığın yaşam dolu kahkahalarından sonra da uzayıp giden ölümcül suskunluklarınla, bana, hep, birşey haykırıyordun -susmanla bağırıyordun- sessizliğinle feryat ediyordun, birşeyi bana; ama ben anlayamıyordum bunu -hala da, doğru dürüst anladığımı söyleyemiyorum
-zaten söylenecek birşey
de kalmadı
artık:
bağışla
beni-”
not: hayır okuyucu, bu ‘benim’ ayrılık yazım değil. artık rahat bir nefes alabilirsin.


12 yorum
“Are we one of those bored couples people see in restaurants. Are we the dining dead?”
her durumu kendi içinde değerlendirmek lazım.. suskunluk her zaman paylaşacak bir şey kalmadığının işareti değildir ki..
@sadi bittabi. lakin suskunluk pek hayra alamet de değildir.
bazen beraber sessiz oturup, bu sessizlikten gerilmeden kendi düsüncelerine bogulabilmek de iyidir. bunu herkes yapamaz.
ben sevmedim bu postu!
her zaman kelimelere ihtiyaç yoktur paylaşmak için. diyorum ki ben de, o suskun gördüğünüz çift herkesten fazla şey paylaşıyor olabilir. konuşuyor olmak da birşeyler palaşıldığını göstermez.. misal ben pazar kahvaltısından sonra saatlerce gazete okuyup huzurla susabilen çiftlere bayılırım :)
ama benim yazımda bahsettiğim şey paylaşımın bitmesinden kaynaklı sessizlik; konuşacak şeyin kalmamasından ötürü oluşan. yoksa hiç konuşmadan oturup kendi düşüncelerine boğulabilir taraflar pek tabi. lakin bunu beraber çıkılan bir yemekte yapmaları tuhaf olmaz mı?
Eeee, susacağına birinden biri “bitti” dese ya. Neyi bekliyorlar?
her gün bulusuyosundur mesela ama o gün kafan doludur. yine de sevgilinle de olmak istiyosundur. hicbir sey konusmak istemiyor olmana ragmen sadece yaninda olmak hosuna gidebilir. sonra ben de severim bi yere kahvaltiya gidip, karsilikli kitap okuyabilen o ciftleri mesela. konusmaya mecbur hissetmemek, o kadar rahat hissedebilmek guzel bi sey olmali. ha tabii, suskunluklarin sebebi edilmis bi kavga da olabilir, onun gerginligi de olabilir. illa bitmis iliski gozuyle bakmam ben suskun ciftlere yani :)
aynen deniztan..
tam kelimesi kelimesine çevirememiş ve hatırlamıyor olsam bile halil cibran bir eserinde şuna benzer birşey söylemiştir ”duyduklarına inanıyorsun. söylenmeyene inan, çünkü insanın sessizliği sözcüklerinden daha yakındır gerçeğe” susmak güzeldir konuşmanın yüzeyselliğinde sığlaşan duyguları tamir eder..seni seviyorum diyerek sevgi anlaşılır mı?buda onun gibi:):)
ben de böyle düşünürdüm ama gördüm ki öyle değilmiş … bazen susmak istenen iletişim yolu oluyor ama şurası da kesindir; kadın beslemezse, yaratıcılığı ile geliştirmezse iletişimi erkek eninde sonunda susar.