iç hatların yeni kahramanı: fatih

İstanbul Deniz Otobüsleri‘nin 2005 yılında gerçekleştirdiği “İstanbul Vapurunu Seçiyor” kampanyasını anımsayacaksınız. Türlü tasarımlar arasından “Şu olsun”, “Hmm yok bu daha güzel!” ve hatta “Beğenmedim hiç birini” demiş yine de bir şekilde oylamaya katılmıştık. Neticede tasarımı en fazla beğenilerek seçilen vapur “Fatih vapuru” olmuş, ve üretimine başlanmıştı. Aradan geçen 4 sene sonunda (bu vesileyle zamanın ne kadar çabuk geçtiğinin bir kez daha altını çizmek isterim!) yeni vapurumuz Marmara’nın serin sularına indirilerek aheste aheste gezinmeye başlamıştır.  (Bkz. Fatih vapuru)

fatih vapuru

Çarşamba sabahı Kadıköy’den Beşiktaş’a gitmek için iskelede yarı uykulu vapur beklerken, her zamanki rotanın dışından gelerek oldukça yavaş bir şekilde iskeleye yanaşan vapuru gördüğümde itiraf etmeliyim bir an ürktüm. Alıştığımız iç hatlar vapurlarına nazaran çok daha büyük ve vapurdan ziyade deniz otobüsünü andıran Fatih’imiz, (bir hayli) modern dış tasarımı nedeniyle bir miktar hayal kırıklığı yarattı bende. İlk seferi olduğu için mi, yoksa devasa bir vapur olmasından ötürü mü tam bilemediğim bir nedenle iskeleye yanaşması, halatların bağlanması sanki bir ömür sürdü. Neticede 8:45′te hareket etmesi gereken vapur, insanların hayret dolu bakışları ve İDO çalışanlarının adaptasyon eksikliği gibi nedenlerle ancak 8:53′te hareket edebildi. Beşiktaş’a yanaşması da 9:15′i buldu..

Gelelim vapurun içine.. Dediğim gibi bir vapurdan ziyade deniz otobüsü havasında olan Fatih vapuru, Türk halkının alışık olduğu alengirli hareketlere kesinlikle müsait değil! Bu nedenle o nostaljik  vapur kültürüne çok uzak. Öncelikle kocaman bir otomatik kapısı var. İçeri girdiğinizde sizi, arka kısmında hem engelliler hem de normal vatandaşın kullanımına sunulmuş tuvaletlerin yer aldığı ahşap kaplamalı bir bölüm karşılıyor. Koltuklar;  yaşlı teyzelerin ya da kokoş bayanların “azcık kayar mısınız!” demesine olanak vermeyecek bir şekilde tasarlanmış: herkesin oturacağı alan belli! Ayrıca, soğuk havalarda içimizi donduracak ya da güzel havalarda püfür püfür esecek hava sirkülasyonu da mevcut değil içeride. Her taraf kapalı, camlar sabit ve eminimki içeride klima da var..

fatih vapurunun ici

fatih vapurunun ici 3

Rahatlık ve konfora diyecek tek sözüm yok lakin bu yeni vapura şu haliyle vapur demek gelmiyor içimden. Yakın zamanda Fatih ile beraber 4 kardeş vapur daha inecek sulara ve zaman içinde gide gele alışacağız bu yeni vapurlara. Ancak o nostaljik, vapur kültürünü de öldüreceğiz içimizde..

Yorum yazabilir ya da geri beslemede bulunabilirsiniz.
seperator

7 yorum

  1. 06 Şubat 2009 08:53 | Bağlantı

    geçen gün beşiktaşa yanaşırken görmüştüm ve fotoğrafını çekebilsem yazacaktım.. korkunç.. oranları bozuk, detaylar geçiştirilmiş. levent kırca parodisi dekoru gibi tam anlamıyla.. eğer çekebilirsme belki daha detaylı yazarım. ama yazık yani, eski vapurlardaki estetik anlayışın onda biri yok..

  2. 06 Şubat 2009 09:04 | Bağlantı

    Size de yaranmaz arkadaşım. Mis gibi vapur işte! Şaka bir yana Kokoş teyze kısmına koptum :)

  3. 06 Şubat 2009 09:04 | Bağlantı

    Harika bir paylaşım olmuş teşekkürler Burcu.

  4. 06 Şubat 2009 09:05 | Bağlantı

    Vapurların sıcaklığının kalmayacağı ortada…

  5. 06 Şubat 2009 09:06 | Bağlantı

    Güzelim dolmuşların yerine o ruhsuz aletleri koymalarına benzettim.

  6. 06 Şubat 2009 09:06 | Bağlantı

    Sunipeyk Vapurları müzeye kaldırsınlar! Seni de mi kaldırsalar ne :)))(şaka şaka)

  7. 06 Şubat 2009 09:09 | Bağlantı

    uyuyang :)) güzel kapak oldu bu bana :))) ( hiç gocunmam merak etme :))) )

Yorum yapın

E-posta adresiniz asla üçüncü kişilerle paylaşılmayacaktır. Gerekli *

*
*