bir ihmal hikayesi

Şu son dönemde hayatım belirli kişileri, belirli şeyleri ihmal etmekle geçiyor sanırım. Bunu bir kısmınıza hali hazırda çemkirmiş olduğum nedenlere bağlayabilirim ancak konumuz o değil. Bir dönem haftada birkaç yazı yazarken, Google Analytics raporumun da yüzüme vurmuş olduğu üzere, blogumu ihmal etmeye başladım. Zamansızlık bir yana bunun çok daha önemli bir etkeni olduğunu farketmiş bulunuyorum. Ne kadar bayılarak kullanıyor olsam da browserıma itina ile yerleştirmiş olduğum Share on FF butonu, blogumun en belalı düşmanıdır. Internette rastladığım her nevi güzel içeriği paylaşmak arzusuyla mütemadiyen tıklıyorum kendisine. Tabi bilhassa FF üzerinden de benzer içerikleri takibe daldığımdan, kafamda kurguladığım “şunu yazıcam” dediğim herşeyi öteler oldum.

Benzer sıkıntıyı çeken var mı? Microblogging, blog yazmayı öldürüyor mu yoksa? (Lütfen içime su serpiniz)

Yorum yazabilir ya da geri beslemede bulunabilirsiniz.
seperator

3 yorum

  1. 29 Mayıs 2009 17:44 | Bağlantı

    Yep! Artık gördüğün güzel bir şeyi arkadaşlarına gönderip bir iki satır bir şey yazma gereği bile duymuyor insan.
    Neden?
    When we have FF who needs intimate e-mails (:

  2. 30 Mayıs 2009 15:05 | Bağlantı

    kesinlikle, biz zaten yazmaya tembel bir toplumun bireyleri olarak önümüze çkan siteleri bi tıkla paylaşalım, beğenelim gitsin daha kolay değil mi?

  3. 12 Haziran 2009 21:18 | Bağlantı

    kesinlikle, biz zaten yazmaya tembel bir toplumun bireyleri olarak önümüze çkan siteleri bi tıkla paylaşalım, beğenelim gitsin daha kolay değil mi?

Yorum yapın

E-posta adresiniz asla üçüncü kişilerle paylaşılmayacaktır. Gerekli *

*
*