Uzun süredir beklediğimiz God is an Astronaut konseri nihayetine kavuşarak dün akşam gerçekleşti.

Biletix’ten aldığımız biletlerin üzerindeki 21:30 yazısına güvenerek tam vaktinde mekanda oluşumuz aslında artık yaşlanmaya başladığımızın ilk göstergesiydi. Üniversite yılları boyunca konserden konsere koşmuş biri olarak yabancı her grubun bir ön grubu olduğu gerçeğini nasıl atladım bilmiyorum ama elimizde Efes şişeleri ile sahnenin en önünde (hani elini uzatsan dokunacaksın – o derece!) beklerken, alkış kıyamet sahneye çıkan yeni yetmeleri God is an Astronaut sanmam (daha da bişi demiyorum sana) bir yana, yavaşça mikrofona uzanıp “Merhaba, iyi akşamlar” diyen arkadaşın, Türkiye’ye gelen her gruba mutlaka ama mutlaka öğretilen o birkaç Türkçe cümleden alıntı yaptığını düşünmem artık yaşlanma alameti mi yoksa alkolün etkisi miydi bilemiyorum. Allahtan kafamdan geçen tüm bu düşünceleri kendime sakladım. Yoksa halim nice olurdu, değil mi ;)
Kendilerine “Düş Macunu” ismini uygun gören ve enteresan şarkı isimlerine sahip bu grubun birbiriden alakasız tınılarını dinlerken, yanıbaşımızda biten genç arkadaşın varlığını hissetmemişiz. Gelin görün ki sahnedeki müzik bu arkadaşın bünyesinde uyuşturcu etkisi yapınca, hali hazırda ambale olmuş bünyemiz iyice perişan oldu. En fazla 20-21 yaşında olan bu genç arkadaş, nazikten uyarımızı dikkate almayınca Eray ile birbirimize çaresizce bakakaldık. Belli bir noktadan sonra tolerans sınırları aşılınca nispeten daha sert bir dürteleme ile kendisine getirmeye çalıştık ancak o an çok kesin bir şekilde şunu anladım ki bundan 8 yıl önce, böylesi itiş tepişe, sigara dumanına, aşırılıklara gayet alışık olan ben artık yaşlanmıştım. Ön safları terkedip kendimize oturacak bir köşe bulduğumuzda inanın benden mutlusu yoktu. Konseri oturarak izlemek yaşlanma alameti değildir de nedir söyleyin :)
Velhasıl, son bir iki yıldır,daha sakin eğlence ortamları tercih etme dürtüsü, evde ayakları uzatıp dizi izlemeyi dışarıda fink atmaya yeğleme durumu, hasbel kader dışarıda geçirilen bir gecenin en fazla saat 01:00 itibariyle son bulması bana tek birşeyi gösteriyor: yaşlanıyorum!! Sahnede “Suicide by Star” çalarken, aklımdan geçen bu düşünceleri savuşturmaya çalıştım.

Unutmadan, God is an Astronaut sahne performansı mükemmele yakın nadir gruplardan biri. iTunes’da nasılsa sahnede de öylelerdi :)


2 yorum
konseri ben de oturarak izledim, ve artık kafamın kaldırmadığını anladım.
İyi de God is an Astronaut zaten oturarak dinlenilnmesi bir grup.