Bu yazı geri besleme ve yorumlara kapalıdır.
seperator

192 yorum

  1. 28 Mart 2007 18:32 | Bağlantı

    ama şimdilik..

  2. 17 Haziran 2007 03:29 | Bağlantı

    ne oldu sonuç olarak? buldun mu yolunu? alayım mı ben de? yoksa osho’ya mı sardırayım?

  3. 03 Temmuz 2007 17:26 | Bağlantı

    hatta o uçurtma bile değildir benim nazarımda, şeref yoksunu bir master bitirme hediyesidir. ama pek güzeldir ama şerefsizdir ahahah. üf.

  4. guldencey
    13 Temmuz 2007 11:16 | Bağlantı

    aaa tesadüf ben de dün o reklamı görüp, derin hayallere dalmıştım… Küçücük bi arsa olsa, üstüne de 30bin YTL’lik bi tane prefabrik evcik kondursak, mutlu mesut ne güzel olurdu…

  5. 13 Temmuz 2007 11:42 | Bağlantı

    güldencim sanırım şu son zamanlarda bu hepimizin hayali :) bir araya gelip arsa mı satın alsak ne yapsak bilmem ki! ..

  6. 24 Temmuz 2007 08:02 | Bağlantı

    azmettin kadın çıldıracaksın sonunda. hey gidi gözünü sevdiğimin glisemik indeksi.

  7. 26 Temmuz 2007 02:21 | Bağlantı

    [?]Benim için hiçbir sorun yok çünkü ben BAYKAL?a değil CHP?ye oy verdim.Ama Deniz Baykal?a inanıp da oy verenler de var.Üzülenler, hayal kırıklığı yaşayanlar onlar.Şimdi hepsi ?Baykal İstifa?(örn:1-2-3) diyorlar.Ama Baykal kesinlikle bu dönemde istifa etmemeli.Çünkü Türkiye?de ondan iyi muhalefet yapan ?sol parti genel başkanını bırakın? siyasetçi yok. Artık Baykal?ı istifaya davet etmeyi bırakalım.Çünkü ondan iyi muhalefet partisi başkanı olabilecek kimse yok. Karşısındakiyle uğraşmayı iyi biliyor.Ne zaman ki CHP iktidara geçti işte o zaman Sayın Baykal?ın istifa zamanı gelmiştir[?]

    milliyetcigencler.blogspot.com/2007/07/ok-nemlizlf-livaneliden-ok-iddia.html

    linkteki yazının son kısmındaki yorum?

  8. 29 Temmuz 2007 03:54 | Bağlantı

    ben tatile gidiyorum ama siz konsere gidin. bu mudur?

  9. 29 Temmuz 2007 03:55 | Bağlantı

    ahaha yuu. 5 pompa frappuçino alıcaktık canım. yüzünce geçer olmaz bişi.

  10. 06 Ağustos 2007 15:39 | Bağlantı

    İşte size unutamayacağınız bi tatil. İnsan daha ne ister ?

  11. Denim
    08 Ağustos 2007 14:12 | Bağlantı

    Hayrlı olsn ;)

  12. 12 Ağustos 2007 10:53 | Bağlantı

    İş bankasında da var böyle bir şey, Turkcell’de mobil imza diye bir şeye üye oluyorsun bunun karşılığında fauran biraz kabarıyor, sonra müşteri numaranla atmden parayı direkt çekebiliyorsun, gerçi 10 haneli mşüteri noyu kaç manyak ezberler bilmem ama güzel bişey sonuçta:)

  13. Behçet Günal
    13 Ağustos 2007 18:09 | Bağlantı

    jolené
    yazında yazdıgın gibi
    “yedek talihli olmak kadar yıpratıcı birşey yok bence. düşünsenize; kazandınız ama kazanmadınız. asıl talihli, hediyesini almayı unutmayacağına göre bülent bey tahminimce biraz stres yapmış olabilir”
    stres değilde cok gıcık birşeymiş bu :)
    millet hayırlı olsun diye arıyor ama esasında ev senin değil hatta bazısı gıcıklığına arıyor “yaa ne talihsizlik” diye :)
    burda başka bir ayıpta Turkcell’in! insan bir teselli hediyesi verir yahu.
    neyse yapacak birşey yok
    ama gerçek şuki bünye bir ikinci yedek talihli olmayı kaldırmaz :)))
    serdar inanöz isminide hiç unutamayacağım gibi görünüyor :)))
    sevgilerimle
    _BG

  14. 13 Ağustos 2007 23:17 | Bağlantı

    behçet bey,
    bugün haricinde (sonuçlara henüz bakamadan konuşuyorum) 1 çekiliş daha kaldı (ki totalde kaç katılım hakkınız var onu da bilemiyorum), allah yardımcınız olsun :)

  15. 13 Ağustos 2007 23:19 | Bağlantı

    sanırım fazladan 1 hafta daha :)

    insan bunu kesinlikle ister bence!

  16. 15 Ağustos 2007 13:55 | Bağlantı

    spak! ışınla bizi!

  17. 16 Ağustos 2007 18:39 | Bağlantı

    şuraya şöyle gözleri deviren bir smiley koymak vardı ya ben seni görünce senin gözlerini devireyim (:

  18. 22 Ağustos 2007 21:42 | Bağlantı

    Şemsiye ikonu sigorta şirketlerinin reklamlarında da çok kullanılmıştır.
    Yanımızda taşıdığımızda lazım olmayan taki taşımaktan bıkıp evde bırakınca ve sırılsıklam olunca keşke alsaymışım dediğimiz şeydir şemsiye :)

  19. 22 Ağustos 2007 22:09 | Bağlantı

    Behçet beyin durumu ne oldu acaba çok merak ettim :)

  20. 22 Ağustos 2007 23:21 | Bağlantı

    başka bir pasıs da benden

    http://www.bilgisiz.org/2007/08/kadin-olmamak-icin-nedenler-mim.html

  21. 23 Ağustos 2007 08:52 | Bağlantı

    behçet bey benim tahminimce 23 ağustos’ta – yani bugün – yapılacak çekilişin stresini yaşıyor olabilir. ikinci bir yedek talihli olma durumunda ne yapar bilemiyorum tabi :) allah kimseyi hiçbirşeyin yedeği yapmasın ;)

  22. Behçet Günal
    23 Ağustos 2007 09:13 | Bağlantı

    aysen hanım merak etmeyin iyiyim.
    jolené öldür benide kurtul emi :)

  23. 23 Ağustos 2007 10:48 | Bağlantı

    behçet bey aşkolsun :) ben sizin ızdırabınızı paylaşıyorum inanın :D

  24. 24 Ağustos 2007 10:11 | Bağlantı

    Hehe
    Bende bana bahçelievlerden ücretsiz ev bulacak bi emlakçı istiyorum :) varmı böle bişe ? Yada kira bedeli olarak ayda bi banner isteyecek birisi,
    Oda olmadı 3 tane banner istesin canım, oda makùldur.

  25. 24 Ağustos 2007 20:25 | Bağlantı

    23′ü geçti ben hala meraktayım :)

  26. 25 Ağustos 2007 16:23 | Bağlantı

    aslında çok severim şemsiye fotoğraflarını, tabi iyi kurgulanmış ise güzel sonuçlar veriyor dediğin gibi. benim de bir kaç favorim var deviantart’da.
    1.http://rooze.deviantart.com/art/landscape-61952581
    2.http://ebrusidar.deviantart.com/art/balance-58305168
    3.http://przypadek.deviantart.com/art/m-58670232
    4.http://lorrainemd.deviantart.com/art/gowiththeflow-11912658
    5.http://zlatoena.deviantart.com/art/an-umbrella-story-40469344
    6.http://sozesoze.deviantart.com/art/Red-Umbrella-III-53562706
    7.http://pingimonsteri.deviantart.com/art/umbrella-5884095

    çok mu oldu ne :)
    fotoğrafçılar seviyor şemsiyeyi, yağmuru ve hüznü anımsattığı için belki de.

  27. 26 Ağustos 2007 20:54 | Bağlantı

    efem sizin de şem”ş”iyeli fotoğrafınız olacaktı ama işte tekstil sektörü bizi yarı yolda bırakmıştı (:

  28. 27 Ağustos 2007 11:45 | Bağlantı

    turkcell’in çekiliş kampanyasına yapılan yorumlara elimden geldiği kadar bilgilendirici ve açık cevaplar vermeye çalıştım. Tabi bazılarının yorumlarına gülmeden geçemedik. ;)

    Buda başka bir yorum:
    “katılım numaramı yolayabilirmisiniz eyer gelmese türkcell e bidaha inanamam”
    sis olsanız böyle bir soruya nasıl cevap verirdiniz. :D

    3.Çekiliş sonuçları bugun belli oluyor. Bakalım bundan sonraki yorumlar nasıl olacak.

  29. 27 Ağustos 2007 13:38 | Bağlantı

    biz sadece tatil istedik kupon beyfendi ancak siz haddinizi aşıyorsunuz adeta :)

  30. 27 Ağustos 2007 13:40 | Bağlantı

    kudranım lütfen siz bizi şemsiye diye sanat diye kandırdınız sonra ormanlık bir alana götürdünüz..hem üstelik siz çektiğiniz fotolarımızı da yollamadınız. elinizde şahsıma ait fotiler var. gönderiniz! çok şikayetçiyim ben!

  31. 27 Ağustos 2007 13:43 | Bağlantı

    sayfanızdaki yorumlar beni benden almıştı zaten. dediğim gibi bence ziyaretçilerinizin önemli bir bölümü sizi turkcell çalışanı olarak algılıyor. medet umuyor haliyle :)

    bakalım 3. çekiliş sonuçları da açıklansın da huzura erelim :)

  32. 27 Ağustos 2007 13:46 | Bağlantı

    dinemiz: senin favorilerin de oldukça güzelmiş – özellikle lorrainemd kullanıcına ait siyah beyaz çalışma gerçekten çok başarılı :)

    bu arada senin websitesi ile ilgili bir hack durumu söz konusu sanırım?

  33. 27 Ağustos 2007 16:46 | Bağlantı

    Peki peki,
    madem öyle pencereyi kapar giderim.

  34. 27 Ağustos 2007 21:26 | Bağlantı

    evet hacker arkadaş uyarı geçmiş sağolsun :)

  35. 27 Ağustos 2007 22:56 | Bağlantı

    kadınlarda şemsiye, erkeklerde tesbih…

  36. 28 Ağustos 2007 11:08 | Bağlantı

    henster, tabi ben şu an farkediyorum ki wordpress.com’un kapanması senin adına çok kötü olmuş…

  37. 28 Ağustos 2007 12:31 | Bağlantı

    ya bizde o şans nerde =)aveada laptop dağıtsın 250 kontor yükleyene =P

  38. 28 Ağustos 2007 14:37 | Bağlantı

    ohoo laptop nee adamlar ev verdi ev! :)
    bence avea da çekiliş yapsın her hafta 82 anahtar dağıtsın
    vodafone da eşek değil ya o da altta kalmasın yani
    bence yapsınlar bunu evet!

    :D

  39. 28 Ağustos 2007 15:45 | Bağlantı

    ya yok ole çekiliş işlerine gelince bize çıkmaz ben aveyayı veya vodefonu öveyim blog’umda super çekiyor daha ben söylemeden karşı tarafa kelimeler gidiyor diyim bana versinler iki anahtar işte hiç kasmayalım :p

  40. 28 Ağustos 2007 15:54 | Bağlantı

    CTRL + F , “İlker” olmadı “ilker” , firefox’un bırrkk sesi ve aynı sonuç. Alışkanlık yaptı bu bende..

  41. 28 Ağustos 2007 19:23 | Bağlantı

    evet wp ‘nin kapanması kötü oldu helede bu haberi yayınlicağım zamana denk gelmesi beni ice üzdü. Kim bilir daha ne yorumlar görecektik. Neyse sağlık olsun diyiyorum.
    Yakında http://www.henster.org ‘adresinde kaldığım yerden bloglamaya başlicam. :)

  42. 31 Ağustos 2007 22:03 | Bağlantı

    what is the matrix ? =p

  43. 04 Eylül 2007 00:55 | Bağlantı

    Diyecektim ki; Matrix’teki kopmalar. yengeç’in yorumu çarptı gözüme. 38 Matrix yorumu sonra sanırım gerçek olacak…

  44. 04 Eylül 2007 11:28 | Bağlantı

    tamam kabul ediyorum what is the matrix dedirten bir başlık atmışım ama siz buna takılmayın: lütfen gidip bu kitabı okuyun. the secret vari bir kitap sanmıştım ben ilk alırken ama hiç alakası yokmuş. son dönemde okuduğum en sürükleyici romandı. hem siz erkekler de bayılırsınız aksiyona ;)

  45. Goxell
    06 Eylül 2007 16:10 | Bağlantı

    Okuduysan banada verir misin?

    ;)

  46. 07 Eylül 2007 22:31 | Bağlantı

    Okumaya başladım. Epeydir kağıt üzerinden bir şey okumuyormuşum, iyi geldi..

  47. 17 Eylül 2007 16:16 | Bağlantı

    cvyolla başarılı gibi duran bir hizmet başlatmış ve sanırım iyi sayıda müşteri toplamaya başlamış. Bizim şirket adresine gelen mailler kurduğum bir spam filtrasyonundan ve bir de benim görsel filtreleme operasyonumdan geçiyor ister istemez ve bu aralar benim kabusum cvyolla çünkü günde 40-50′ye varan spam olarak algılanmamış ilgili ilgisiz cvyolla menşeili mail bana geliyor ve ben de okumaktan sıkıldığım için doğrudan silmek zorunda kalıyorum.

    Cvyolla’nın öncelikli olarak şirketlerle bir anlaşma yoluna gitmesinde fayda var gibi yoksa çok yakında tam bir “spam” kaynağı olacaklar.

  48. guldencey
    19 Eylül 2007 13:59 | Bağlantı

    evet evet… goxell kitap okusun… :)

  49. 20 Eylül 2007 22:01 | Bağlantı

    ben şu ana çalıştıgım şi ki ben çok memnunum, recruitmenturkey adlı yahoo mail grubundan buldum, para vermek yerine oraya da baksanız iyi olur bence zira bu mail grubuna bir çok sitenin ik yonticisi ya da çalışanı üye.

  50. 25 Eylül 2007 14:18 | Bağlantı

    Bu kitap bitti. Yenisini rica edeyim ..

  51. 25 Eylül 2007 14:28 | Bağlantı

    sevgili morphé; sana dean koontz’dan yanlış hafıza’yı öneriyorum :) bilemiyorum okumuş olabilir misin önceden ama? tavsiye ederim!

  52. 25 Eylül 2007 14:31 | Bağlantı

    Okumadım. Okuyacağım. Aynı keyfi alırsam, cream fields’ı 1 numaralı kitap öneri blogu ilan edeceğim.

  53. 25 Eylül 2007 14:34 | Bağlantı

    :)

    beğenirsin diye tahmin ediyorum. bakalım. o bitsin daha çoook tavsiyem var!

  54. 26 Eylül 2007 17:45 | Bağlantı

    Roman seviyorsanız, hele ki polisiye/gerilim, Jean Cristophe Grangé bir numero.

  55. 26 Eylül 2007 17:50 | Bağlantı

    Leylek Uçuşu muydu, birini okudum. Grange gerçekten çok keyifli. Bu arada Jolene, adam damda atlayacak diye endişeliyim.

  56. 01 Ekim 2007 22:59 | Bağlantı

    ben senin blogunu açıp yeni bir blog yazmanı diledim sanırım bir kaç haftadır böyle yapıyorum ve hala aynı işte çalışıyorum.

  57. 16 Ekim 2007 23:21 | Bağlantı

    Heroes’da, büyük olaylar için ortam hazırlanmakta gibi geldi bana.

  58. 18 Ekim 2007 08:19 | Bağlantı

    işte bir prison break delisi daha :) cnbc-e de birinci sezonu izledim. Sonra cnbc-e de tekrar başlamasını bekleyemedim. 2. sezon bölümlerini buldum. Tekrar tekrar izledim. Rüyalarımın yarısı prison break üzerine kurulu :) şu an elimde 3. sezonun ilk üç bölümü var ama izlemiyorum. 1. ve 2. sezonu tekrar izlemeye başlamıştım, 2. sezonun 4. bölümündeyim şu an. bir haftaya kadar bitirip, 3. sezona başlamayı düşünüyorum. :)

  59. 21 Ekim 2007 18:23 | Bağlantı

    Yenisini rica edebilir miyim?

  60. 30 Ekim 2007 23:40 | Bağlantı

    Evet, beni götürmedi sevgili okuyucu. Ayıp di mi :)

  61. 31 Ekim 2007 23:27 | Bağlantı

    ilker bey hızınıza yetişemiyoruz lakin hemmen önerimizi belirtiyoruz. bu defa farklı bir tarz önereceğim: milan kundera “yavaşlık”

    enjoy (:

  62. 01 Kasım 2007 13:16 | Bağlantı

    Geç kaldın araya reklam aldım :) Sıraya koyuyorum.

  63. 04 Kasım 2007 02:41 | Bağlantı

    Kitap Yurdu’ndan alışveriş yaptık mı? Seviyor muyuz? (http://www.kitapyurdu.com)

  64. 13 Kasım 2007 15:25 | Bağlantı

    Bir de çılgın dans oyunu solodisco var ki burada bahsedilmemiş olması beni üzdü. İsmi Türkçe değil diye olabilir mi ? :)

    apps.facebook.com/solodisco

  65. 25 Kasım 2007 18:49 | Bağlantı

    Bi Heroes sever görmek güzel.. Benimde son yazım da mevcut Heroes artık arada okurum sizi heralde…

  66. 15 Aralık 2007 11:14 | Bağlantı

    Son 3 bölümdür işlerden dolayı izleyemiyorum. Bırakın tekrarını bile izleyemedim :(

    Yahu şunların 350 mb lik mp4 indirmeleri olucaktı? Varmı bilen eden?

  67. 28 Aralık 2007 00:26 | Bağlantı

    size cevabımı şu şekilde vermek istiyorum señorita
    http://www.youtube.com/watch?v=30×3DJodf2E

  68. 02 Ocak 2008 12:31 | Bağlantı

    2 ila 2.5 ay süre zarfı içerisinde 3 sezonun tamamını izlemiştim. o dönemi atlattıktan hemen sonra lost bağımlılığı ve bunun kötülüğü hakkında konuşmaya başlamıştım. bu cesareti izliyor iken gösterdiğim takdirde izlememem gerekirdi.

    bu yeni sezonu her hafta izlemeyi düşünmüyorum. tüm hepsini biriktirip bir kaç gün içinde hızlı tüketim olayına gireceğim. ve hala “keşke hiç bulaşmasaydım” diyorum.

  69. 02 Ocak 2008 17:24 | Bağlantı

    Öyle de abi çok sarıyor be.

  70. Senem
    04 Ocak 2008 14:26 | Bağlantı

    Hey guzum, şans eseri gördüm creamfields.net i :) Bu elmo dan bizde var! Slovenyadan aldım Minnoşa yeni yıl hediyesi ;) Sana da alır getiririm istersen bir daha geldiğimizde :*

  71. 04 Ocak 2008 14:32 | Bağlantı

    guzum valla çok şirin bişi gibi görünüyor bu şey! ben epey istedim ama burda yoktu. olan da pahalıydı. getirirsin çok süper olur cidden :)

    bu arada senden önemli haberler bekliyorum!!

  72. 05 Ocak 2008 16:00 | Bağlantı

    Ağzımın suları akmasına karşın, bir türlü izleyemediğim dizi serisi!

    Olsun! Heroes yetiyor şuanlık :D

    Teşekkürler…

  73. 05 Ocak 2008 17:39 | Bağlantı

    yanlış entrye comment yazmışsınız sayın blogcini :)

    (kendinizi lost’tan koruyunuz ayrıca)

  74. 07 Ocak 2008 09:25 | Bağlantı

    Hey hat! Kusurumu mahzur görün :)

    Şu IE 7 de yeni sekme olayı ile bir kaç konunuzu sekmelerde açmıştım, bu yüzden yanlış konuya yorum yapmışım :D

    Affola…

  75. 10 Ocak 2008 18:35 | Bağlantı

    aynen desem (:

  76. 28 Ocak 2008 14:14 | Bağlantı

    Şu astroloji eklerinden birine göre benim uğurlu günümmüş pazartesiler. Hayırlısı :P

  77. 28 Ocak 2008 15:11 | Bağlantı

    sevgili morphe; bu söylediğine sen de inanmıyorsun heralde – di mi?
    yani “pazartesi” ve “uğurlu gün”, yanyana yakışmayan kelimeler bunlar :)

    halbuki; “cuma” ve “uğurlu gün”; ne kadar da lirik bir tınıya sahip. hoş melodiler gibi, müthiş ;)

  78. 28 Ocak 2008 15:13 | Bağlantı

    Ben astrologların yalancısıyım :)

  79. sirius
    04 Şubat 2008 12:34 | Bağlantı

    Bence bu olaylar kişilerin kendi ahlaksızlıklarına bağlı olaylardır. Dünyanın herhangi bir ülkesinde görülebilir.

    “Benim kötü olmam, hep babam yüzündendir” diye kendi iradesizliğini göremeyen bir çocuğun, yine aynı şekilde her kötü sonucu devlete, hükümete, milletine ve tuhaf ama ırkına bağlayan bütün kavramları karıştırmış bir şekilde suçu kendinde aramamasıdır. Üstelik bu insanlar türk olmayı da küçümserler. ilginç olansa başı açıklara kimse bişey demezken birden bire kendi korkularını salıvermeleridir.

    Suni gündemlerden rant elde etmeye çalışan küçük zihniyetlere inanmayınız efendim.

  80. 04 Şubat 2008 12:54 | Bağlantı

    dünyanın herhangi bir ülkesinde de görülebilir bu tip olaylar elbette ancak dünyanın “medeni”, adaletli” ve “hukuki” yönetimine sahip tüm ülkelerinde bu tür suçlar cezasız kalmamaktadır. özellikle kadınlara yönelik tacizlerin, cinayetlerin komik cezalarla örtpas edilmesini savunmuyorsunuz heralde, değil mi sirius? sizce, tacizcilere 57 milyon gibi komik bir ceza verip, onların “kolayca” işin içinden çıkmasına göz yuman bir devlet, doğruyu mu yapmaktadır? tacize uğrayan kişi sizin bir yakınınız olsa, yine gelip bu yorumu yapar mıydınız?

    sizin suni gündemler dediğiniz şey, bu ülkenin yüzkarası gerçekleridir.

    ve ben ülkemin, sırf kadın haklarını araştırıp bunu etrafına yaydığı için insanların ölüm cezasına çarptırıldığı afganistan’a dönüşmesini istemiyorum sirius! ben ülkemin, kadının saçı başı üzerinden kendine rant elde etmeye çalışan küçük zihniyetlerin eline kalmasını da istemiyorum. ben ülkemde hem erkeğe hem de kadına adalet istiyorum. dilerim siz de istiyorsunuzdur!

  81. nelis
    04 Şubat 2008 13:27 | Bağlantı

    sevgili Jolene çok hassas ve acı bi noktaya parmak basmıştır. Evet bu tür çirkin olaylar sadece bizim ülkemizde yaşanmıyor. Ama gelin görün ki diğer ülkeler de çok uzağımızda değiller. (Afganistan, iran, arabistan vs.) Bir insan evladı gidip kızına tecavüz ediyorsa, yada 6cm açıkta kalmış bir bacağa ağzı sulanarak hayaller kurarak bakıyorsa bu kişinin ahlaksızlığı yanı sıra onun eğitimsizliğinden de ileri gelmektedir. Ne yazık ki din kuralları adı altında birçok önemli bilgiyi günah sayarak öğrenmeden tartışmadan bastırmış durumdayız. Durum böyle olunca da bi karış bacak, örtünmemiş bi parça ten potansiyel tecavüz objesi haline gelmektedir. Bana göre her insan iyidir ama aile yapısı çevresi içinde bulunduğu sosyal yapı eğitim onu şekillendirir. Burda en önemli sebep eğitimsizlik. Değil 100 milyarlarca ceza yada meydanda salallan bir kelle bile bunun önüne geçemez.

  82. sirius
    04 Şubat 2008 14:17 | Bağlantı

    Elbetteki o olaydaki ceza çok komiktir ama başta hangi hükümet olursa olsun o ceza aynı ceza olmayacak mıydı? Suçu üzerimizden atmak istersek elbetteki hep başkalarını bulabiliriz. Bakın; yazıda ortada bütünü oluşturmaya çalışılan, zamanları, kişileri farklı olaylar verilmiş. şimdi özgür bir irade ile herkesin iyiliğini düşünen insanlar ne yaparlar? Siz bir şekilde kapalı insanlar özgürlüklerine kavuştuğunda belki de dışlanıp hor görülmekten ki bu yazının yazarı da “vurun kahpeye” diyerek aynı şeyden bahsetmiş, bunlardan çekiniyor olabilirsiniz. Peki şimdiki hal ve durum kapalı olan insanların dışlanıp hor görülmesi değil midir? Siz “medeni” , “adalateli” hukuki” yönetimden bahsetmişsiniz, peki içinde beyin olan bir kafanın sırf şekil olarak kapalı tutulduğu için dışlanması, hor görülmesi, beyinsiz sayılmasına neden göz yumuyorsunuz?

    Bir erkek olarak kadınların en çok birbirlerine zarar verdiklerini düşünüyorum. Yani her bakımdan ilim irfan yolunda insanlar olmayı hedefleyecekken, neden birbirimizi “sen kırmızısın” “sen siyahsın” “senin çorabın beyaz” diye kategorilere sokup elimizdeki iyi şeyleri kaçıralım?

    Bakın ben çok açık bayan tanıyorum, kimisi kendisini geliştirmiş kimisi kendine dönmüş kendi bildiği gibi yaşıyor. İyisi de var kötüsü de. Aynen, kapalı olan bayanların da iyisi de vardır kötüsü de. Ben diyorum ki neden insanlar istediği biçimde yaşamasın? sizin kendi adınıza bahsettiğiniz özgürlüğün sınırları varsa bu özgürlük müdür? Ben de herkes adına adalet istiyorum. Kendi hür iradesiyle bir şeyler yapmaya çalışan ister başını kapatsın ister açsın bu ülkeye hizmet eden herkese adalet istiyorum.

    Ayrıca, ülkenin kötü bildiğimiz diğer ülkelere dönüşür mü yaygarası bir oyalamacadır. Buna kim izin verir ki? Üstelik ülke bir başörtüsüyle geriye gidecekse o ülke daha hiç yol almamış demek değil midir?

  83. 04 Şubat 2008 15:16 | Bağlantı

    sirius,

    bence yılmaz özdil’in yazdığı türk kadınının türk kanunları gereği yeterince korunmuyor oluşuna temas ediyor. yazının sonunu iyi okumak lazım; türkiye’de kadın olmak zaten zor, eğer başın açıksa “daha da” zor. yani kapalı olan türk kadınlarının da işi zor. bir ayırım yok. ancak şu var: başı kapalı olan – ya da türbanlı diyelim zira her başı kapalıya türbanlı demek çok büyük yanlıştır – kadınlar, bir şekilde namus meselesini legalize ediyorlar. genel inanış bu. sen eğer başını açmışsan, kısa etek giymişsen, ya da kadınlığını belli edecek herhangi bir uzuvun bir parçası dahi dışarı kalmışsa, yani “teşhir” ediliyorsa, başına geleceklerden sorumlusundur. çünkü gösteriyorsundur ve bunun karşılığında tecavüze uğruyorsan, parmaklanıyorsan, sözle tacize uğruyorsan bunu “hakediyorsundur.”

    kapalı kadınların bu konuda bir sıkıntısı olabilir mi? olamaz. neden? görünürde birşey yok çünkü. değil mi? yani bu durumda türbanlı bir kadın olur da tecavüze uğrarsa, uğruna savaşılacak bir malzeme olur. bu, onun haketmemiş olduğu bir saldırıdır. bir başka deyişle iyi hal indirimi filan olmaz?

    türbanlı kadın “potansiyel” sahibi değildir. iyi aile kızıdır. namusludur. eline erkek eli değmemiştir. bakiredir. ama başı açık kadın; hele ki yılbaşı gecesi taksim gibi bir yerde eğleniyorsa, aranıyordur. değil mi? genel inanış bu yönde. başı açıkça, cinsel açıdan potansiyel taşıyordur. yani, olasılık açısından bakarsak – cinsel tecrübeye açıktır. eh hal böyleyken, azıcık da sen mıncırmışsın bir tarafını ne olmuş? bu senin hakkındır. değil mi?

    eh kanunlarımız da bu tür olaylarda kadının hakkını savunmuyorsa ne olacak? yılmaz özdil’in dediği gibi, örtünürse bu tür olasılıklardan kurtulacak kadın. kapanıp namusunu kurtaracak. ben kendimi korumak için kapanmak durumunda ve hatta hatta böyle bir hisse kapılma durumunda kalmak zorunda mıyım peki? kanunlar güçlendirilsin. doğru olan bunun yapılmasıdır. kanunu da kalkıp ben mi güçlendireceğim peki? devletin başında kim varsa o yapacak bunu. onun da görevi bu olmalıdır.

    bence yılmaz özdil’in yazısıyla anlatmaya çalıştığı buydu. yoksa türban iyidir kötüdürün tartışması değildir burada yapılan.

  84. 04 Şubat 2008 19:51 | Bağlantı

    Ne oldu yahu? 40 dakika seyrettim ama hiçbir şey anlamadım. Aciz hissettim kendimi. Şaka mıydı bu?

  85. emacit
    05 Şubat 2008 16:03 | Bağlantı

    indirimtv alış veriş sitesinden alış veriş yapmış bulunuyorum kargo çok erken geldi üstelik açık arttırma fiyatları resmen görünüyor ben imece usulü satışa katıldım kazanamadım ama o gün bir kampanyaları vardı 75 ytl imece alan ve o imeceyi o gün içersinde kullanan kullanıcılara howel 2200 wat kazanlı ütü hediyeleri vardı anlayacağınız 75 ytl ütüm oldu 75 ytl indirim puanım oldu yani daha ne olsun.

  86. 07 Şubat 2008 21:27 | Bağlantı

    merhaba arkadaşlar herkes indirim tv hakkında iyi yada kötü olarak yorum yapmışlar acaba bu yorumlar neden bu olanlar gerçekten doğrumu hiç bilmiyorum ama ben indirim tv den alış veriş yapmış bulunuyorum.
    bundan 4 gün önce indirimtv alışveriş sitesinde canlı yayın olarak sunum yapılıyor ve izledim. benim de zaten klavye mouse ve webcam ihtiyacım var idi baktım hemen al seçeneklerine ürün gerçekten çoğu internet sitelerinden ucuz kontrol edebilirsiniz ama kendim dedimki ben bir imeceye katılıyım kazanamazsam bile indirim puanımla ihtiyacımı gene alırım dedim. imece fiyatı 34 ytl olan bir dvd imecesine katıldım ve kazanamadım.sağlık olsun zaten o gün bir kampanyaları vardı 30 imece alan ve o aldığı 30 imeceyi o gün içersinde kullanan müşterilere cobra webcam hediye ediyorlardı yani bakarmısınız. hem 30 ytl değerindeki webcamım oldu hem kazanamadım 30 ytl indirim puanım oldu webcam geldi şu an kullanıyorum ve memunum indirimtv tşk ediyorum. saolsunlar ve mert beyin başına gelen talihsiz olay için üzüldüm ama bloglarınızı okudum ve sorunun çözülmesine çok sevindim indirimtv alış veriş sitesini gerçekten kutluyorum iş hayatlarında başarıların devamını diliyorum umarım bu yapmış oldukları kampanyalardan zararlı çıkmazlar ama çok tşk ederim

  87. 11 Şubat 2008 12:59 | Bağlantı

    kenarından köşesinden, okunası…

  88. 12 Şubat 2008 15:47 | Bağlantı

    Selamlar,
    26.01.2008 Tarihinde yayın hayatına başlamış olan http://www.indirimtv.com aynı gün birkaç gazetede reklama çıkmıştır.Bu reklam doğrultusunda binlerce kişi sitemize ulaşmaya çalışmış ve binlerce kişi sitemize üye olmuş alışveriş yapmıştır.Tabi bu esnada sistemimizde teknik aksaklıklarda meydana gelmiş ve bunların giderilmesi için canla başla çalışılmıştır.

    26.01.2008 tarihinde Mert Alemdar da sitemizden alışveriş yapmıştır.Aynı gün kendisi firmamızı telefon ile arayarak Müşteri temsilcisi arkadaşlarımız ile irtibata geçmiştir ve siparişinin ödemesini yaptığı halde ( kredi kartı ile ) neden hala sipariş durumunun ? beklemede ? olduğunu sormuştur.Müşteri temsilcisi arkadaşlarımız Kredi kartı doğrulamak için belirli miktarın üzerinde rakamlarda bankadan onay almaları gerektiğini ve hafta sonu olduğu için
    Ancak bu işlemin ilk iş günü yani 28.01.2008 Pazartesi günü gerçekleşebileceğini belirtmişlerdir.
    28.01.2008 tarihinde Banka onayı alındıktan sonra ürün aynı gün kargoya verilmiş ve 29.01.2008 Salı günü ürün Mert beyin eline ulaşmıştır.Sonrasında Paralel ithalat ürünü istemediğini ve KVK,GENPA vs? gibi firmaların garantisi altında olan bir ürün talep ettiğini bize iletmiş ve ürün aynı gün kendi isteği doğrultusunda değiştirilmiş ve kendisine ulaştırılmıştır.

    Konunun kısaca özeti bu.

    Mert Alemdar konuyu kendi sitesine taşımış ve sizlerden de haklı destek almıştır.Ancak burada bazı arkadaşlar olayı abartarak bizleri Dolandırıcı, Kaçakcı ve Sahtekar ilan etmişlerdir.Ve hatta bazı arkadaşlar sınırlarını aşarak şahsıma hakarette bile bulunmuşlardır.

    Örnekler ve gelen cevaplar:
    http://www.edasuner.com/indirim-tvden-uzak-durun/

    Bu yazıya benim cevabım ise:
    Size ve sitenize saygı duyulmasını istiyorsanız..
    “Bu yazıyı dolandırılmak istemeyenler okumalı. Yazının bir kısmını ekledim
    devamı için arkadaşım Mert’in blogu olan Hoş Muhabbet’e bakınız.” lütfen bu
    yazdığınız yazının yanında indirim tv den özür dileriz diye not eklemeyi
    unutmayın.
    Mert Bey ile olan dialoglarımız da görmüş olduğunuz üzere dolandırılma ile
    ilgili ne kendisinden ne de başka bir arkadaş dan her hangi bir kelime
    yazılmamıştır ki konu ile alakası olmayan sizden bu şekilde bir yorumun
    gelmesi olaya ve olaylara tam vakıf olmadığınızı göstermektedir.Elbetteki
    insanlar para kaybetmesin ve internet sitelerinden alışverişe güven gelsin
    yeni bir pazar açılsın.Amacımız bu pazarda yer almak ve herkesin güvenini
    kazanmaktır.Yukarıdaki yazıda yanlışlık yaptığınız ve gerçek düşüncenizin de
    dolandırıcılık olmadığına eminiz.Hatamız mutlaka olacaktır ve hatalarımız
    sizin gibi değerli arkadaşlar sayesinde düzelecektir.Sizden ricam şu lütfen
    burada çalışan onlarca insanın hakkını iyi düşünüp araştırmadan bu tarz
    yazılarınız ile gasp etmeyin.Geçekten dolandırma ile ilgili herhangi bir şey
    sezinlerseniz de hiç düşünmeden yazılarınızda belirtin.Teşekkürler

    Oğuz Özyiğit
    İNDİRİM TV
    Genel Müdür

    Dolandırılma ile ilgili gayet kibar bir şekilde yazdığım bu yazıya mail olarak aldığım cevap ise:

    Müsait değilim bir ara yazıyı düzeltirim ancak siteme ve bana zaten saygı
    duyuluyor bence güzelce izah etseniz sizi daha çok adam yerine koyarlar Oğuz
    bey!
    Sonuçta benim yazım sayesinde herkes bloglarında yazdı Mert aile dostum
    elbette ki kazıklanmışsa sahip çıkacağız
    Tavrınız çok çirkin ve itici istersem yazıyı düzeltmem bile benim keyfim
    bilir
    Keşke daha beyefendice yaklaşsaydınız…
    Olayın düzeldiğini herkese tek tek haber verin o zaman ama bana yazdığınız
    üslubunuzu bir kenara bırakın herkes benim kadar iyi davranmayabilir yani
    yazıyı düzeltmez bile!
    Ben bir ara düzeltirim yazıyı sizden de beyefendilere yakışır bir yorum
    beklerim.
    Saygılar

    Şimdi size sormak istiyorum değerli arkadaşlar,

    Amacınız nedir. Blogların gücü diyerek kafanıza göre firmaları karalamak ve insanların emeğini iğfal etmek mi.Ya da yüzünü bile görmediğiniz insanı ? adam sıfatına ? bile koymamak mı? Ya da gerçekten bir haksızlığa sahip çıkıp arkadaşınız Mert in problemine sahip çıkmak mı ?

    Mert bey ne yazmış sonuç olarak:

    Sonuç: İndirimTV firmasından alışveriş yapılırmı? Evet yapılır. Neden yapılır? Çünkü piyasaya yeni girdiler ve bence reklama harcayacakları parayı ucuz ürün satmayı finanse etmeye harcıyorlar. Bu sayede inanılmaz ucuz fiyatlara ürün alabiliyorsunuz. Peki nasıl alışveriş yapmalıyız? Yöntemi size kalmış. Ama bana sorarsanız almadan önce ve aldıktan sonra muhakkak hangi firma olursa olsun telefon ile arayın. Herşeyin eksiksiz olduğundan ve 2 tarafın da bilgileri doğru anladığından emin olun. Tamam sanal alışveriş ama içine biraz ses katında daha gerçekçi ve insani olmuyormu? :))

    Sayın Eda hanım indirimtv yi dolandırıcı ilan edip şahsımı da adam sınıfına koymamıştır.Bir çok arkadaşınız bizi kaçak ürün satmakla suçlamıştır.

    Şimdi arkadaşlar bizim sitemiz diğer alışveriş sitelerinden çok farklı.
    Fark 1 : Canlı ayında insanlara ürün tanıtımı yapılıyor kampanyalardan bahsediliyor ve sitenin işleyişinden bahsediliyor.
    Fark 2 : İhale sitemi ile satış yapılıyor.

    Bu sitenin başında 24 saat durmak gerekiyor.Biz bir yatırım yaptık.Çalışan sayımızı artırdık.Bu site sayesinde burada çalışan arkadaşlara iş imkanı tanıdık.Biz bu insanların ekmeğiyle oynanmasına karşıyız.İnternet sitesi işletmek insanların tekelinde olmasın bunu istiyoruz.İnsanlar internet sitelerinden alışveriş yapsınlar güven duysunlar.Yeni yeni internet siteleri açılsın ve herkes dünyanın bu en büyük pazarından pay alsın.Yabancı girişimcilere karşı değiliz ama neden hep yabancı girişimciler başarılı olsun birazda ülkemizden firmalar büyüsün ve pazardan pay alsın diye düşünmekteyiz.

    Son söz:
    Arkadaşlar sizlerden isteğim bizler hakkında yorumlarınızda biraz daha seviyeli olmanız.Sözümü kimse şahısı adına algılamasın lütfen her kim hakkımızda hakaret içeren kelimler yazdı ise onlara.Hatalarımızı yazın bizi uyarın gerek şirket mailinden gerekse telefon ile ulaşarak bize bildirin ki bizde büyüyelim ve bizim gibi genç girişimcilere örnek olup onlarında önünü açalım.
    Eğer bu yazıya sitede yer verecekseniz lütfen olduğu gibi yayınlayın?

    Çalışmalarınız da başarılar dilerim?

    Oğuz Özyiğit

    Turuncu Elektronik LTD ŞTİ

  89. 15 Şubat 2008 20:46 | Bağlantı

    Evet yav, neydi öyle. Orada sadece sevgililer sevgili gününe hazırlanmıştı. Yoksa viktor abinin alakası yok.

  90. 17 Şubat 2008 04:19 | Bağlantı

    yahu oranın “59″ diye bir şarabı var ona da haksızlık etmeyin ayrıca (:

  91. 18 Şubat 2008 00:52 | Bağlantı

    Hocam değişik ve güzel bir site yapmışsınız,tebrik ediyorum

  92. 20 Şubat 2008 02:23 | Bağlantı

    WP kapanmadi ki… sadece Turk Telekom DNS leri engelledi… siz de DNS lerinizi degistirin olsun bitsin… böylece bir daha mahkeme karariyla kapatilmistir diye bir yazi görmezsiniz… isterseniz sitemde bu konu hakkinda daha detayli bilgi bulabilirisiniz..

  93. 27 Şubat 2008 18:57 | Bağlantı

    Ellerinize saglık..

  94. 07 Mart 2008 02:05 | Bağlantı

    8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN!

  95. 01 Nisan 2008 13:13 | Bağlantı

    bana bu söz yıllar önce bir tatsız sakızın içinden çıkmıştı: ‘yaşayan ölür’
    hemen cebime atmıştım o kağıdı. cebimden ne zaman attım, kimbilir.

  96. firuzan
    14 Nisan 2008 00:19 | Bağlantı

    kim demiş sıkıcı oldu diye ya? tam aksine bende prison breaka başladıktan sonra lostu vakit geçsin diye izliyorum. o kadar güzel ki hiç bıkacağımı sanmıyorum. sara öldü film gerçekçi oldu. tabi biz alıştık türk filmlerinde başroller ölemez havasına ondan garipsedik. ama yok bence hiç bir dizi prison breakın eline su dökemez.. 4 sezon iyi fazlasına sarkarsa olmaz ama hala çok sürükleyici ve kurgusu müthiş helal olsun yazanlara ve tabii en başta wenthworte (:

  97. 24 Nisan 2008 10:08 | Bağlantı

    Hemende kendimize pay çıkarmışız :)

    Yalan o yaa, benim başarısızlığımın arkasında bir kadın var.

  98. 24 Nisan 2008 10:16 | Bağlantı

    Rss butonun pek bi güzelmiş, önceki temadan hatıra galiba :)

  99. 16 Haziran 2008 10:16 | Bağlantı

    Yaklaşık 5 sene hp laptop kullandım. Aynı dertten benimde canım çok yandı. Toshiba geldi kurtardı beni bu dertten. Sağolsun.

  100. 16 Haziran 2008 10:18 | Bağlantı

    Geçen sene gitme fırsatım oldu Alaçatı’ya. Aşık olunasuı bir yer. Tekrar giderim hatta beleş ise Eloy götürsün. :P

  101. 16 Haziran 2008 10:59 | Bağlantı

    ilk başlarda böyle bir sıkıntısı yoktu aslında ama gün geçtikçe beter oluyor.. değiştirmenin vakti geldi sanırım. sponsor arayışlarım devam ediyor :))

  102. 16 Haziran 2008 11:00 | Bağlantı

    gerçekten merak ediyorum; fotoğraflardaki kadar güzel bir yerse gitmek farz oldu. lakin eloy beni götürecek oraya, siz hiç sulanmayınız :p

  103. 16 Haziran 2008 12:07 | Bağlantı

    Şimdilik şöyle bir ürün önerebilirim:
    http://www.elmasepeti.com/product.php?pID=6650

  104. sEd
    20 Haziran 2008 11:16 | Bağlantı

    Eskiden bomboş olurdu Alaçatı, kimsecikler bilmezdi. Kumru yemeğe giderdik oraya.. Sen bilmezsin şimdi kumruyu :p Alaçatı’ya git ve ye o kadar söylüyorum =)

  105. 20 Haziran 2008 13:02 | Bağlantı

    ben de ayni dertte muzdaripim. isinmasi bir yana cok isinmaktan pat diye crash ediyor. garip cok.

  106. 22 Haziran 2008 04:10 | Bağlantı

    Allah kahretmesin masaüstünün yararları .. toplap ile kıyaslasan saymakla bitmezde eh işte.. “toplap” = neymiş ergonomik ve neymiş portatifmiş miş .. Tava dibi gibi diskmen tarzı middle şeyler en fazla ısınır bacakları yakar.. SAĞLIĞINIZ İÇİN DESKTOP PLEASE

  107. 22 Haziran 2008 10:16 | Bağlantı

    jEEnk: vur dedik öldürdün yahu :)

  108. 11 Temmuz 2008 00:14 | Bağlantı

    günlerce açtım baktım, kapattım. sonra yine açtım ve kapattım. i’m not looking for ‘that’ love, i want ‘that’ love…

  109. 12 Temmuz 2008 09:28 | Bağlantı

    çok başarılı yaa keşke bende orada olabilseydim..

  110. 12 Temmuz 2008 09:29 | Bağlantı

    cok güzel bir yer bence istanbulda yasamak cok zor.

  111. 14 Temmuz 2008 02:25 | Bağlantı

    Merhabalar. Blogunuzu devamlı takip ediyorum ve gerçekten de çok başarılı buluyorum. Benim de Kodcunuz.com adresli bir blogum var ve beğendiğim bloglarla link takası yapıyorum. Eğer sizin içinde bir mahsuru yoksa creamfields.net ile link değişimi yapmak istiyorum. Olumlu veya olumsuz cevabınızı bekliyorum. Başarılar, iyi çalışmalar…

  112. handan
    17 Temmuz 2008 10:06 | Bağlantı

    sayfanı düzenli takip eden kankan gözlerine inanamadı!
    saat 7.59 itibariyle bilgisayarın başına çömmüş bu pıtırcık benim kankam olabilir mi gerçekten :))

  113. 17 Temmuz 2008 10:52 | Bağlantı

    eveeeett :) o pıtırcık benim gerçekten deee :p

  114. 18 Temmuz 2008 14:46 | Bağlantı

    ben bile dizi izlemeye başlayacağım ki bağımlıların halini düşünüyorum da, aman aman…

  115. 25 Temmuz 2008 14:38 | Bağlantı

    guzel bısımıs yaw bende katılıyım seneye :D

  116. 25 Temmuz 2008 14:39 | Bağlantı

    banada yer varmı acaba =)

  117. 31 Temmuz 2008 00:23 | Bağlantı

    Turkcell ve benzeri kurumlar resmen kar ediyor bu SMS kampanyalarindan verdikleri hediyelerin yaninda gönderilen SMS tutari düsünülünce neden bu kadar sik böyle kampanyalar yapildigi daha iyi anlasiliyor….

  118. 11 Ağustos 2008 18:43 | Bağlantı

    ah bir de zuhal olcay’dan dinlesen bunu…

  119. 13 Ağustos 2008 13:56 | Bağlantı

    hooop hemen torrentin başına.

  120. 13 Ağustos 2008 14:06 | Bağlantı

    sakın! bensiz izleme :)

  121. 14 Ağustos 2008 10:32 | Bağlantı

    Alaçatı’yı görmek, yaşamak için biraz daha bekleyin ne olur.. Bu kalabalık, bu keşmekeş 1 aya bitecek, o zaman gerçek Alaçatı çıkacak ortaya.. Şu anki kalabalık, kuru gürültü, esas Alaçatı’yı gözden uzaklaştırıyor resmen.. Sakinken görmek lazım oraları..

  122. 14 Ağustos 2008 10:33 | Bağlantı

    MFÖ’nün İzmir’deki son 4 konserini kaçırmadım, her seferinde ayrı bir zevk alıyorum.. Sadece Özkan’ın “Sude” söylerken yaptıklarını görebilmek için 10 defa daha giderim..

  123. 20 Ağustos 2008 09:41 | Bağlantı

    Yanlışın var, sanıyorum 2 senedir CNBCE’de yayınlanıyor how i met your mother. CNBCE kaçırmıyor iyi dizileri, en fazla 6-8 ay gecikmeyle getiriyor.

  124. 18 Ekim 2008 23:26 | Bağlantı

    şöyle birşey olabilir mi? o eşantiyonlar minik paketlerde ve tek kullanımlık hemen kullanılıyor. diğerleri kocaman şişelerde biraz bekliyorlar raflarda. aldığımız da evde de bekliyorlar. bayatlama söz konusu olabilir mi? :)

  125. 18 Ekim 2008 23:29 | Bağlantı

    olsun minik paketlerde de bekliyorlar ama :) bence konu bayatlama değil. sihirli iksir! eminim :)))

  126. 18 Ekim 2008 23:48 | Bağlantı

    üretim sırasında özel üretim için ayrılan eşantiyonluk sınıflar onlar pazarlama amacı güdüyorlar.

  127. 18 Ekim 2008 23:51 | Bağlantı

    bu üreticiler çok terbiyesizler. kandırıyorlar bizi. filizcim sen de kanma sakın benim gibi :) eşantiyon forever :P

  128. 19 Ekim 2008 00:03 | Bağlantı

    Bepanthen kullandım bende yüzüm için. 2,5 YTL’lik bu krem onlarca doktorun verdiği ilaçtan o kadar çok fayda sağladı ki.. Anlatamam. Cilt için çok faydalı. Eşantiyon niyetine :)

  129. 19 Ekim 2008 15:10 | Bağlantı

    bir gün olacak hepimizi zengin olacağız :)

  130. 20 Kasım 2008 15:22 | Bağlantı

    Bir gün bizimde zengin olma ihtimalimiz aylık maaşlarımıza bakarsanız biraz zor görünüyor.

  131. 17 Ocak 2009 12:00 | Bağlantı

    Avcılık denildiğinde şehir insanının aklına gelen şey genelde vahşet, şiddet, kandır. Köy ve daha küçük yerlerde ise bir hobidir. Avcılığa meraklı insanların sayısı az değildir. İnsanoğlunun içinde yaradılıştan itibaren karnını doyurma, kendini koruma güdüsü günümüzde zevke dönmüştür. Yurtdışında yaban domuzu avları ülkemizde ördek, tavşan avına dönüşür. Tabi bu bir “hobi dergisi” konusu olamaz asla. Etik olmaz. Çünkü günümüz şartlarına göre avlanmaya ihtiyacımız yoktur. Eğer bir gün dünya aç kalırsa avcılık en trend meslek olacaktır.

    Avcılık yapıp da insanlığını kaybetmiş birini ben henüz görmedim. Bu ikisi ayrı şeylerdir. Tabi hayvanın öldürülüş biçmi avcılığın kurallarına göre yapılmalıdır. Hayvana eziyet etmek ve can çekiştirmek katletmektir. Büyük günahtır. Düşünüldüğünde zevk için insan öldürmektense av hayvanlarını, av için izin verilen zamanlarda öldürmek ve pişirip yemek gayet doğaldır, normaldir. Tabi Dünya’ya baktığımızda insanlar avcılık için öldürülmüyorlar. Maalesef çıkar için kan akıyor. Bu da tahammül edilemez ve üzücü bir durum.

    Saygı ve sevgiyle,

  132. 17 Ocak 2009 12:14 | Bağlantı

    sevgili burcu yorumun için teşekkürler.

    senin de dediğin gibi günümüz şartlarında avlanmaya ihtiyacımız yok. elbette ki aç kalma riski ile karşı karşıya kalınırsa, mecburen avlanılacaktır – yemek için.

    ancak bana kalırsa bu riskin söz konusu olmadığı haller dışında avcılık – öldürülen canlı ister ördek olsun ister yaban domuzu ister geyik – yazımda da bahsettiğim o öldürme dürtüsünün giderilmesinden öte birşey değildir. bunu hobi diye nitelendirmek bana acımasızlık gibi geliyor.

  133. nelis
    19 Ocak 2009 16:54 | Bağlantı

    avlanmak zevk için insan öldürmenin bir alternatifi olamaz. bunu bu şekilde düşünüp sevimli, yararlı bir hale getiremeyiz. eninde sonunda sözde hobi adı altında avlanabilen bir insanın kesinlikle öldürmeye katletmeye eğilimi, yetisi var demektir. sevgili jolene’m de çok yerinde bir konuya değinmiş. eline sağlık. insanlar dünyanın biryerlerinde vahşice acımasızca bir karış toprak uğruna çıkarları uğruna öldürülüyor. hayatın daha ne olduğunu anlamadan çocuklar yok ediliyor. evet insanlığımızı ne yazık ki kaybettik hem de çoktan kaybettik. derim ki en azından farkındalığımızı kaybetmeyelim. kimbilir belki bir gün bir deniz yıldızı dahi olsa onun hayatını kurtarmış oluruz.

  134. cem uyanik
    29 Ocak 2009 15:21 | Bağlantı

    ben de vine kullanıyorum ve ben de tavsiye ediyorum herkese gerçekten cok zevkli ve farklı bir uygulama oldu

  135. REHA YAVUZ BAŞ
    30 Ocak 2009 09:59 | Bağlantı

    Merhabalar;
    Ben heralde indirimtv.com un son kurbanıyım veya dolandırılanıyım diye bilirim. 21.01.2009 tarihinde alışveriş yaptım ücretini peşin havale yolu ile ödedim. Fakat aradan 10 gün geçmesine rağmen ürün halen gelmedi. 23.01.2009 tarihinde ne zaman kargoya verirsiniz diye sorduğumda 24.01.2009 cumartesi yanıtını almıştım. Fakat ortada ne ürün var ne şirket. Kargo şirketinden edindiğim bilgiye göre halen adıma bir kargonun olmadığı ve Turuncu Elektronik Ltd. Ştiç nin en son kargosu da 07.01.2009 tarihinde gönderildiği haberiydi. Daha öncede alışveriş yapmıştım sorun olmamıştı fakat demekki çekirge hesabı benimkide son zıplamaymış. Şu anda ne elimde ürün var ne kargoda ürün var. Üstüne üstelik ne siteye erişebiliyorum nede telefonlarına ulaşabiliyorum. Yani sizin anlayacağınız tam anlamıyla dolandırıldım. Yasal süremi bekliyorum. O zamana kadar sonuç çıkmaz ise elimde dekonttan alışveriş fotograflarımdan herşey mevcut tüm yasal haklarımı arayacağım. Bir gelişme olursa bildiririm.

  136. 01 Şubat 2009 21:36 | Bağlantı

    Evet

  137. nelis
    02 Şubat 2009 11:09 | Bağlantı

    bir küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk yadaa çarşıdan aldım bir tane eve geldim bintane misali öyle bişey benim kankam yaww
    biliyordum ki ben zaten sendeki potansiyeli :))))))

  138. ENSAR
    03 Şubat 2009 15:35 | Bağlantı

    Merhaba reha, 14.01.2009 da ben sipariş verdim ve 20 gün geçti ürünler gönderilmedi siteye ulaşılmıyor telefonlara cevap verilmiyor emaillere geri dönüşüm yok sanki kayboldular böyle bir şirket yokmuş gibi, ben üsküdar emniyet amirligine dolandırıcılık suclamasıyla suç duyurusunda bulundum. senin aramalarına cevap veriliyormu, ortak hareket edelim..

    emailim: emilyo18@yahoo.com

  139. REHA YAVUZ BAŞ
    04 Şubat 2009 12:27 | Bağlantı

    Merhaba ENSAR;
    Hayır hiçbir şekilde cevap alamıyorum. Ne siteye ulaşabiliyorum ne de telefonlara cevap veriyorlar. Belki sen ulaşırsın telefon numaralarını veriyim
    1- 0216 460 00 38
    2- 0216 460 00 33
    3- 0216 460 00 17
    4- 0216 460 00 42
    5- 0216 460 00 56

    Bu numaralar Turuncu elektroniğe ait. Ben beraber hareket etmeye hazırım. Elimizden ne geliyorsa yapalım.

    Mail adresim : rehayavuzbas@hotmail.com

  140. ensar
    05 Şubat 2009 19:24 | Bağlantı

    hotmailime ekledim seni ben dilekce hazırladım yarın tüketici mahkemesine başvuracagım ama işin kötü tarafı bu sürec cokk uzun sürebiliyor..

    sen kredi kartıylamı işlem yaptın eft yada havale ilemi ona göre degişiyor işlemler..

  141. REHA YAVUZ BAŞ
    10 Şubat 2009 12:32 | Bağlantı

    Bende ekledim. Bu arada ben Garanti bankasından havale yaparak ödedim. Msn de görüşürüz.

  142. 12 Mart 2009 01:05 | Bağlantı

    Burcu güzel yorumların için teşekkür ederim. Kriz ortamında da olsa şansımı denicem. Eninde sonunda bitecek bu kriz, o zaman hersey daha guzel olacak. Darısı bütün blogger’larin basina ;)

  143. Ensar
    25 Mart 2009 12:33 | Bağlantı

    merhaba reha naptın dava actın mı benim bugun duruşmam vardı tebliğat gitmemiş karşı tarafa diye mayısa ertelediler yani adalet sistemide böyle dolandırıcıları koruyor , tabiki tebliğat gitmez adam bankaları boşaltıp kaçmış, son durumun ne avukat tuttunmu yada görüşebildigin biri varmı..???

  144. Burcu Kaptan
    25 Mart 2009 15:08 | Bağlantı

    Burcucum biz de bu güzel projede yer almaktan dolayı çok mutluyuz:))

  145. 25 Mart 2009 18:50 | Bağlantı

    Böyle bir yarışmanın olması bile ödül sayılır be ;)

  146. mustafa
    26 Mart 2009 22:28 | Bağlantı

    mrb.. arkadalşlar bu siteye ben de ulaşamıyorum.. 2 aydır haber yok..

  147. 29 Mart 2009 12:07 | Bağlantı

    bu oyunda bir yerde arkada ezan sesleri vardı diye toplatılmıştı (:

  148. 29 Mart 2009 12:41 | Bağlantı

    Kudra’m evet ben de okudum öyle birşeyler (http://www.dunyabulteni.net/news_detail.php?id=55728http://www.tumgazeteler.com/?a=4243509)

  149. yiğit
    30 Mart 2009 12:22 | Bağlantı

    ben de istiyorum. ben de istiyorum. psnlerinizi istiyorum.

  150. 20 Nisan 2009 15:29 | Bağlantı

    Çok güzel bir röportaj olmuş. Tebrik ederim. Devam…

  151. 20 Nisan 2009 15:31 | Bağlantı

    Zafer, çok teşekkür ederim :)

  152. 07 Mayıs 2009 13:30 | Bağlantı

    Ben biliyor “yavaşlık”. Çok da memnun :)

  153. 07 Mayıs 2009 14:12 | Bağlantı

    son iki yıldır dünyanın en yavaş insanlarının yaşadığı bir ülkede hayatımı geçiriyorum. ilk aylar çok rahatsız etse de “yavaşlık ömrü uzatıyor” buna ikna oldum. istanbul, hız ve karmaşa.. tekrar nasıl olacak bilmiyorum. ama kundera’nın kitabı bana perec’in uyuyan adamı’nı hatırlattı. bir rehber kitaptır o da yavaşlamak ve sakinleşmek isteyenlere..

  154. 29 Mayıs 2009 17:44 | Bağlantı

    Yep! Artık gördüğün güzel bir şeyi arkadaşlarına gönderip bir iki satır bir şey yazma gereği bile duymuyor insan.
    Neden?
    When we have FF who needs intimate e-mails (:

  155. 30 Mayıs 2009 15:05 | Bağlantı

    kesinlikle, biz zaten yazmaya tembel bir toplumun bireyleri olarak önümüze çkan siteleri bi tıkla paylaşalım, beğenelim gitsin daha kolay değil mi?

  156. 12 Haziran 2009 21:18 | Bağlantı

    kesinlikle, biz zaten yazmaya tembel bir toplumun bireyleri olarak önümüze çkan siteleri bi tıkla paylaşalım, beğenelim gitsin daha kolay değil mi?

  157. 23 Haziran 2009 11:15 | Bağlantı

    ne guzel insanin boyle haberi olmadan anilmasi… alacatiyi eskisinden alakasiz biraz fazla istanbullu amada keyifli bir hale soktular… temmuz agustos’tan sıyrılıp yazın az oncesi ya da az sonrası zamanlarda ziyaret edebilirseniz daha bi kendisini size aşık edecegine eminim… guzel kompliman icin de ayrica tesekkur ederim = )

  158. 27 Haziran 2009 14:46 | Bağlantı

    Umarım Aksanat’ta izledin. İki yıl önce izlemiştim ben ve inanamamıştım sahne düzenine ve dinamikliğine (: Hatta bilmem hatırlar mısın sana da elli kere git izle demiştim ;)

  159. 09 Temmuz 2009 08:35 | Bağlantı

    Ben de izlemiştim birkaç ay önce ve çok beğendim. Anlata anlata bitiremedim:) Bu arada magazinsel bir bilgi vereyim Esra Bezen Bilgin ile Mehmet Ergen evli:)

  160. 09 Temmuz 2009 09:06 | Bağlantı

    Hadi ya :) Hiç bilmiyordum! Ama yönetmenin eşi olması bir yana bence performansı gayet başarılıydı. Bravo burdan tekrar :) Hatta bir daha olsa yine giderim :)

  161. 10 Temmuz 2009 14:56 | Bağlantı

    Kesinlikle haklısın. Hayır o değil de kadınlarda yanlarında bulunan erkeklerin bu tür (küfür, hayvanlık vs) hareketlerinden hiç rahatsız olmuyorlar gibi.

  162. 10 Temmuz 2009 15:04 | Bağlantı

    Öyle bir toplumda yaşıyoruz ki, karısına el kaldıran adamlara yargı ceza olarak “her gün karına çiçek alacaksın” diyor. Çiçek almanın ceza olarak görüldüğü bir toplumda ne nezaketinden bahsediyoruz (:

  163. 20 Temmuz 2009 19:39 | Bağlantı

    tükenmez kalemle çizilmiş, muzur bir uzuv gibiydi o. ama o mesafeden tam emin olamadım. belki dövmeli arkadaş yazıyı okur da aydınlatır bizi :)

  164. 21 Temmuz 2009 11:47 | Bağlantı

    Leydicim teşekkür ederim. Aynı duyguları paylaşıyoruz :)

  165. 22 Temmuz 2009 17:03 | Bağlantı

    rock’n coke’a gidememiş olmaktan çok bizim tayfanın tam tekmil orda olmasına yandım. hayır hayır, kıskandım. :S

  166. 22 Temmuz 2009 17:18 | Bağlantı

    Bu oyunu çok izlemek istesemde bir türlü beceremedim. Ama yeni kuşak tiyatronun bir diğer oyunu olan “Salvador Dali Göndermeleri İçimi Isıtıyor” adlı oyunu izledim..Gerçekten etkilendiğim bir oyun…zaten ben ne zaman yeni kuşak tiyatro’nun bir oyununu seyretsem etkileniyorum..tavsiye ederim..

  167. 22 Temmuz 2009 21:28 | Bağlantı

    rock^n coke sponsorları arasında bu sene exi26 yoktu sanırsam… o zamanlar uzaktan daha iyi takip ediyordum.
    Daha erken tarihte ve farklı yerde olması da iyi olmuş. Önceden uçak pistiydi şimdi araba pisti oldu. :D
    Son paragrafta ertesi günün tatil olmamasından yakınmışsınız; böyle durumlar benim başıma da geliyor fakat ben tatil ilan ediyorum o ayrı.

  168. 22 Temmuz 2009 21:36 | Bağlantı

    Müge Cerman’ın yorumuna tamamen katılıyorum.
    Bu tür insanlar*, İstanbul’a mahallecek taşındıkları için semtlerin bir bölümünü de parsellemeleri söz konusu. Ne hikmetse memleketlerine laf söyletmezler ama orada da yaşamak istemezler.

  169. 22 Temmuz 2009 21:51 | Bağlantı

    görüp görülebilecek en rezil rocn’n coke olması muhtemel etkinlikti.
    özellikle ana sahnedeki ses sistemi gerçekden kötüydü performans olarak janelle monae nun performansı inanılmazdı.

  170. 28 Temmuz 2009 16:13 | Bağlantı

    Heyecan iyidir :)

  171. Meltem
    06 Eylül 2009 20:22 | Bağlantı

    Benim tanidigim bir bayan var øksus iki cocuguyla yikilmis bir gece konduda kaliyor dul ve gozleri iyi gomuyor lutfen zenginler Allah rizasi icin ona yardim elini uzatin . bu dul ve ahlakli kadina bir babalik ve agabilik edin . yagmur yagdigi zaman eve su siziyor . yasadigi ev cok eski ve enkaz halinde .belki aranizdan biri insafli cikip evini onarabilir .Lutfen kontak kurun ve sadaka Gonderin 2122429077

  172. ysin
    17 Eylül 2009 14:09 | Bağlantı

    ben okudum anlattıgın ve abarttıgın kadar deıl yormun yahut yazın dıeyım guzel akıcı ama kıtap ole deıl yınede sahsın adına deıl konusmm özur dılerım

  173. 03 Kasım 2009 14:22 | Bağlantı

    Buralara bakınmakta da fayda var :)

  174. 07 Kasım 2009 16:13 | Bağlantı

    Merhaba,
    Blogumdaki yazıyı okuduğunuza sevindim.
    Bence dünyanın en güzel ofisi, sizi çalışma saatlerinize göre değil, yaptığınız işlere göre değerlendiren yöneticilerin olduğu ofistir.
    Sevgilerimle,

  175. 10 Kasım 2009 10:39 | Bağlantı

    60 yaşına gelene kadar Burgazada yok olur gider. (deprem vs.) Bence Bodrum hayalini sıcak tutmaya devam et. :)

  176. 10 Kasım 2009 10:41 | Bağlantı

    Yok artık daha neler Ömer :) Bozmasana hayallerimi!

  177. barba
    11 Kasım 2009 13:03 | Bağlantı

    NE ANILAR YAŞANDI BARBA YANI DE
    BURGAZADANIN SİMGESİYDİ ADETA
    ruca canlı muzikler
    syrtaki zorba kasabiko oyunları…
    Ama şimdi tarihe KARIŞTI BARBA YANİ
    HİÇ ALAKASI OLMAYAN AŞCI GARSON VE PATRONLAR
    BU YENİ EKIP PARAYLA SAADET ARADILAR BURGAZADADAN
    AMA ADA İLE BARIŞIK DEĞİLER
    gün geştikçe güneşte eriyen bir buz kutlesi BARBA YANİ

  178. 13 Kasım 2009 14:33 | Bağlantı

    İyi de God is an Astronaut zaten oturarak dinlenilnmesi bir grup.

  179. neslinnce
    22 Nisan 2010 08:53 | Bağlantı

    Burası tek kelime ile büyüleyici. Ne hoş bir tarzda döşenmiş.Bayıldım.

    Sevgiler

    neslinnce
    http://neslinnce.blogspot.com/

  180. 24 Haziran 2010 13:00 | Bağlantı

    şu an adını hatırlayamıyorum, bir ingiliz ev hanımı da evinde kendi kendine yaptığım türlü çeşit makyaj videolarını youtube’da paylaşarak epey meşhur olmuştu. hatta bir kozmetik firmasıyla da anlaşıp işi paraya çevirmişti. itiraf ediyorum ben de onu izleyerek göz makyajıyla ilgili çok şey öğrendim. uygulama konusunda biraz sorun var tabii çünkü onlar kadar istekli ve kabiliyetli olmak biraz doğuştan.

  181. 27 Haziran 2010 10:01 | Bağlantı

    Haşema :)

  182. 27 Haziran 2010 10:48 | Bağlantı

    O da bir secenek tabi :p

  183. 27 Haziran 2010 16:00 | Bağlantı

    Puantiyeli mayoyu çok beğendim. Onun bikini versiyonunu da ;)

    Siyah da lezizmiş :))

  184. 27 Haziran 2010 16:02 | Bağlantı

    Evet ben de puantiyelinin bikini versiyonunu çok beğenmiştim ama üzerimde çok iyi durmadı :( Belki mayosu olur (inşallah amin!) ;)

  185. 27 Haziran 2010 16:15 | Bağlantı

    Olur olur, çok güzel olacağına eminim canımm. Alınca haber et. :)

  186. 30 Haziran 2010 11:32 | Bağlantı

    Denemelerim sonucunda, üst sıradaki yeşil bikiniyi aldım Nursel :) Ama alt sıra ortadaki grili mayo da çok güzel oldu. Ama ikisini birden almak bütçemi sarsacağı – sarsmak ne kelime yıkacağı – için mayodan vazgeçtim :)

  187. skoer
    30 Haziran 2010 16:13 | Bağlantı

    ırkçılığın hiç sırası mı şimdi. ben olsam balkon balkondur derim. hiç din, dil, ırk, renk, melodi ayırmam. yok. sanırım melodi ayırabilirim.

  188. 30 Haziran 2010 16:14 | Bağlantı

    konu balkon ise çok ırkçıyımdır :P

  189. 01 Eylül 2010 12:34 | Bağlantı

    Komadan sonra ilk nefes, güzel bir slogan. Henüz bu filmi izlemedim. Ancak çok yakında, belki yakından daha da yakında bu filmi izleyebilirim.

  190. Selis
    02 Eylül 2010 21:43 | Bağlantı

    Kesinlikle bayıldım! Gelecekte nacizane bir evim olursa, böyle olsun.

  191. 03 Eylül 2010 02:24 | Bağlantı

    ayol demez mi insan benim de blogum var diye hay allah yeni uayndım canım

  192. 03 Eylül 2010 08:11 | Bağlantı

    Benim de bir blogum vaaar ;)

12 Geri besleme

  1. By Ah Erkekler, Vah Kadınlar : Neşeli Gençler on 23 Ağustos 2007 at 15:51

    [...] Jolené‘de aldığı pası bana göndermiş. Direkt kaleye vursana [...]

  2. [...] bir tepkisi olmayan insanlar bile tepki vermeye başladı. Bu yazılar da onlardan birkaçı**. Deniz BaykalMA. [...]

  3. [...] bir roman içinde hayatın bu tür gerçeklerini arıyorsanız, Adam Fewer’ın Olasılıksız isimli kitabını okuyorsunuz. Bu tür romanları tavsiye almak istiyorsanız Jolené’nin [...]

  4. [...] bir roman içinde hayatın bu tür gerçeklerini arıyorsanız, Adam Fewer’ın Olasılıksız isimli kitabını okuyorsunuz. Bu tür romanları tavsiye almak istiyorsanız Jolené’nin [...]

  5. By cisday.org » Blog Archive » Ipod touch on 16 Kasım 2007 at 16:20

    [...] gezinmek ister. Gün olur, alır başını gidersin, tüm fotoğrafların cebinde. Gün olur, tickle me elmo‘yu youtube’da görmek istersin. Gün olur, bende şöyle bir alet var diye hava atmak [...]

  6. By www.indirimtv.com, İndirim TV, indirimtv on 30 Ocak 2008 at 12:10

    [...] first breath after coma » Blog Archive » mert alemdar vs. indirimtv.com Says: Ocak 30th, 2008 at 10:28 am [...]

  7. By Blog Ödülleri on 06 Mart 2008 at 00:33

    Blog Ödülleri nedir? (Kısaca:)…

    Blog yazarları konuyla ilgili net bir açıklama olmadığından şikayetçi, kısa bir bilgilendirme yapayım.
    Blog Ödülleri her yıl geleneksel olarak gerçekleşcek ve internet kullanıcıları oylarıyla kategorilerin en iyilerini belirleyecekle…

  8. By cisday.org on 13 Haziran 2008 at 22:08

    Bir film eleştirisi…

    Bir şeyi yoktan var etmiyorlar. Kadınlar var, sevişiyorlar, birileriyle yatıp kalkıyorlar, alış veriş yapıyorlar. Pek bişi yok yani.
    ……

  9. [...] bunda wentworth miller isimli yaratığın etkisi büyük. ancak bu çok ayrı bir konu (bkz: http://www.creamfields.net/2007/06/18/wentworth-miller/) prison break ilk etapta 2 sezonluk bir dizi olarak planlanmış. ancak izleyicilerin inanılmaz [...]

  10. By Sayısal Loto Çok Pahalı | İlker Utlu on 16 Mart 2009 at 00:27

    [...] bir roman içinde hayatın bu tür gerçeklerini arıyorsanız, Adam Fewer’ın Olasılıksız isimli kitabını okuyorsunuz. Bu tür romanları tavsiye almak istiyorsanız Jolené’nin [...]

  11. By EYLOS!… » Bayan Blogcular en iyileri on 23 Mart 2009 at 22:44

    [...] çok seven ve bunlarla ilgili düşüncelerini paylaşmayı seven okunası bir blogcu. Ayrıca internet sektörünü sıkı takip ediyor. http://www.devletsah.com Şimdi yeni bir şeyler söylemek lazım [...]

  12. By Cupcake « Yemek Tarifi Pişir! on 02 Temmuz 2010 at 09:01

    [...] ile paylaşırken, Burcu Şensoy pek ilgilendi… Bugün konu ile ilgili yayınladığı blogyazısı ile neden muzdarip olduğunu daha iyi [...]