jolene

18 Ekim 2008
eşantiyon tadında hayat

evet başlığa bakıp ne diyor bu demeyin. itinayla tespit etmiş bulunuyorum ki sağdan soldan topladığımız saç kremi, şampuan, parfüm ya da yüz kremi gibi eşantiyon ürünler – ki bunlar ekseriyetle ya yüklü alışveriş neticesinde verilir ya da dergilerin içinden çıkar – her nasıl oluyorsa ürünün gidip parayla aldığımız asıl versiyonundan çok daha başarılı oluyor. başarılı [...]

05 Ekim 2008
bayram da bitti yaşasın işbaşı!

başlığa bakıp da aldanmayın. hiçbiri(m/n)izin tatilin bitmesine ve yarın 9 itibariyle işbaşı yapılacağı gerçeğine sevindiğini zannetmiyorum. gelin görün ki sayılı gün çabuk geçiyor. dile kolay tam 9 günlük tatilin, söylendiğinde ağızda bıraktığı o tatlı tadı ile heyecan duyduğumuz günler geride kaldı. kimileriniz pazartesi ve cuma da çalıştığı için yarın nispeten daha rahat adapte olacak. herneyse, [...]

03 Eylül 2008
müjdemi isterim sezon açıldı!

insanı telef eden, yapış yapış bırakan ve tuhaftir ki kendisinden neredeyse nefret ettiren sıcak yaz günleri en nihayetinde geride kaldı. geceleri yatarken bacaklarımıza pikelerimizi çektiğimiz, dışarı çıkarken ince bir hırkaya gereksinim duyduğumuz ve aslında en güzeli de istanbul’un pek yakında sarı ve kızıllara bürünmüş ağaçlarla kaplanacağı sonbahar geldi. ben sonbahar insanıyım, eylül’de doğdum. sonbaharın hüznünü, [...]

31 Ağustos 2008
passion never dies

cuma akşamı, evde yalnızlığın tadını çıkarmak adına nicedir aklımda olan ve en nihayetinde bilgisayarıma indirebildiğim bir filmi izlemek için yerleştiğim en sevdiğim koltuğuma. filmin adı “wicker park“.  the faculty, pearl harbor ve black hawk down gibi filmlerden anımsayacağınız josh harnett ile adını troy ile duyuran diane kruger başrolde. film ilerledikçe, içimden ‘ben bu film daha [...]

13 Ağustos 2008
how i met your mother

son zamanlarda izlediğim kesinlikle en matrak dizilerden biri! malum lost olsun, heroes olsun, grey’s anatomy olsun izlediğim tüm diziler halen başlamış değil (eylül’den önce de başlamayacak). önceleleri cnbc-e’de denk geldiğimde şöyle bir göz attığım bu muhteşem dizinin iki sezonunu kadim dostum kermitten alınca olanlar oldu. şu an şu satırları yazarken bile içimde yükselen “hadi bir [...]

11 Ağustos 2008
bunca yaşamışlıktan sonra

hayatımın çok çok eski bir dönemine gittim.. taş baskısı bir plakta yorgun bir ses cızırdar küflü sayfalarında bir albümün gülümser o soluk fotoğraflar kıvrılırken bir kentin alanına tutunur geçmiş yıllarına tutunur anılarına ince uzun duvarlar! kaç hayat yaşadınız söyleyin sesler yüzler sokaklar yankısı kalmadı seslerin odalarımızda sahipleri çoktan öldü fotoğrafların adımlarımızdan yoruldu yollar kaç hayat [...]

18 Temmuz 2008
dizi sezonu başlasın artık!

inanın sıkıntıdan baymış bir haldeyim. yaz sezonu birçoklarınız için deniz, güneş ve kum demek. oysaki bazılarımız şehrin bunaltıcı sıcağında sıkılmakla meşgulüz. hal böyle iken bünye soluk soluğa izleyeceği dizilerin ihtiyacı ile yanıp tutuşuyor, arka arkaya izlenecek birkaç episode özlemi çekiyor. yalansa yalan diyin.. gelin görün ki, dizilerin %100′ü (bu kadar da kat’i), havaya ilk cemrenin [...]

17 Temmuz 2008
together we stand – divided we fall

beraber yaşamanın getirdiklerinden (götürdüklerinden mi demeliydim?) biri de karşı taraf sabah erken kalkıyorsa sizin de erken kalkmış sayılmanızdır. zira bakınız saat henüz 07.52 ve ben ayaktayım. sabah yürüyüşüne gitmeye yeltendim mamafih olmadı. aslında motivasyon tamamdı da üzerime uygun eşofman vs bulamadım. fırsattan istifade uzun zamandır ihmal ettiğim google reader ile alakadar olurken friendfeed’de şöyle fantastik [...]

02 Temmuz 2008
after all, seasons change

“i’m looking for love. real love. ridiculous, inconvenient, consuming, can’t-live-without-each-other love. and i don’t think that love is here in this expensive suite in this lovely hotel in paris.”

19 Haziran 2008
MFÖ konseri: jolené sizler için oradaydı!

hayır aslında sizler için değil gayet de kendim içindi. MFÖ‘yü ne kadar çok sevsem de daha önce hiçbir konserlerinde bulunmamıştım. ne yalan söyleyeyim kuruçeşme arena‘da da bulunmamıştım. iki taşla bir kuş vurmayı seven bir mizacım var, bu fırsatı kaçıramazdım. o sebepten ötürü pek sevgili kudra‘m ile dentur avrasya motoruna atlatık, istikamet: ortaköy.. gün batımına doğru [...]