back to home

yeni bir mim dalgası ile karşı karşıya kalmış durumdayım. bu seferki biraz zorlu çıktı bence. anlatmam gereken konu şu: “nefesimi kesen anlar”

eloy bey mimlemiş; bize de cevap vermek düşüyor:

1. olur da birgün ski jumping olayına niyetlenirsem; yokuş aşağı doğru kayarken artan hızla beraber o ilk atlayış esnasında nefesim (tamamen!) kesilebilir.. yok yok, kesin kesilir!

2. sigur ros - gong / eits - first breath after coma : her daim nefesimin kesilmesine yol açar. her daim. hiç şaşmadı..

3. deniz kıyısında, yalnız başıma güneşin doğuşunu izlemek. gün ağır ağır ağarırken gözyüzünü kaplayan o renk cümbüşünü - alacakaranlığı izlemek.. nefesimi kesen bir görüntüdür hep.

4. içimden geçenleri sansürlemeden sonuna kadar söyleyip istifamı verdiğim an. “gidiyorum ben” dediğim o an.. (patron okuyor mudur bunu acaba? hah!)

5. ve elbette ki anne olup bebeğimi kucağıma alacağım o ilk an..

ben de topu kudra‘nıma, erinç‘e, ayşen‘e ve zafer‘e atıyorum hemen.