Kategori Arşivi: halet-i ruhiye
- 01 Ekim 2011
- Gong*– fotograf
14 Şubat 2011. Sevgililer Günü’nde, evleneceğimiz mekanı seçtik biz, sonra da koşa koşa gidip el sıkıştık. İleride çocuklarımıza anlatabileceğimiz, güzel bir tarih. E vallahi de güzel tarih seçmişiz! Herkes tam tersini yapsa da biz, mekanı seçtikten sonra düğün tarihi alan bir çift olarak, tam 6 ay içinde tüm hazırlıkları tamamlamayı başardık. Eylül ayında doğmuş bir [...]
- 17 Ekim 2010
- Dur bir mola ver
Hayatın hızından yorulanlardan mısınız? Oysa tek istediğimiz biraz “yavaşlık”..
- 20 Ocak 2010
- No ending
Tell me a story, Pew What kind of story, child? A story with a happy ending. There’s no such thing in all the world. As a happy ending? As an ending.
- 11 Kasım 2009
- Geçmişe özlem: pastoral bir yaklaşım
Sizleri bilmem ama ultra modern evlerden, dijital donanımlı odalardan ya da bilmem kaç katlı rezidanslardan oldum olası hoşlanmamışımdır. Eskinin dokusunu, o dokunun kattığı yaşanılmışlığı sevenlerdenim. Bu nispeten pastoral yapım, geçmişe özlemim sanıyorum hem film tercihlerime hem de Eray’ın neredeyse nefret ettiği mobilya seçimlerime yansıyor. Ekseriyetle tek parça ahşap mobilyaları, beyaz kumaşları ve İngiliz tarzı çiçek [...]
- 09 Kasım 2009
- Island in the sun
Pazar günü, havanın mevsim normallerinin çok çok üstünde seyretmesini fırsat bilip Burgazada’ya gidelim dedik. Haftanın yorgunluğunu çıkarmanın en iyi yolu tüm haftasonu evde pineklemektir diye düşünen bünyeme, bu günübirlik yolculuk ne kadar yanlış düşündüğümü kanıtladı adeta. Adaya varınca ilk işimiz, güneşin tadını çıkarabileceğimiz güzel bir köşe aramak oldu. İskelenin hemen solunda yer alan cafe-restoranlar arasında, [...]
- 28 Temmuz 2009
- lately
Yenilik ve başlangıçlar insanı ne kadar heyecanlandırabilirse ben de o kadar heyecanlıyım şu sıralar. Birbiri ardına gelişecek çok fazla şey oluyor hayatımda, hangisine sevineyim hangisi ile ilgileneyim bilemiyorum. Tek bildiğim Pazartesi gününden itibaren müthiş bir koşturmaca içine gireceğim :) Bu esnada son iki yıldır adam gibi tatile çıkamamış olmanın verdiği iç darlanması ile şunun hayalini [...]
- 29 Mayıs 2009
- bir ihmal hikayesi
Şu son dönemde hayatım belirli kişileri, belirli şeyleri ihmal etmekle geçiyor sanırım. Bunu bir kısmınıza hali hazırda çemkirmiş olduğum nedenlere bağlayabilirim ancak konumuz o değil. Bir dönem haftada birkaç yazı yazarken, Google Analytics raporumun da yüzüme vurmuş olduğu üzere, blogumu ihmal etmeye başladım. Zamansızlık bir yana bunun çok daha önemli bir etkeni olduğunu farketmiş bulunuyorum. [...]
- 07 Mayıs 2009
- Yavaşlık
Milan Kundera’nın çok sevdiğim bir kitabı var; “Yavaşlık”. Bundan yıllar önce çok sevdiğim bir arkadaşımın önermesi ile okumuş ve başucu kitaplarımdan biri olarak kabul etmiştim. Zaman zaman hala açar, şöyle bir karıştırırım. Kitabın bir yerinde şöyle yazar: (…) Yavaşlığın keyfi neden yitip gitti böyle? Son günlerde aklımda sürekli bu cümle var. Herşeyin neredeyse ışık hızında [...]
- 19 Nisan 2009
- Blog Ödülleri Hürriyet IK’da!– haber servisi
Pazar günlerini genelde HİÇ sevmem. Ama bugün bambaşka. Neden derseniz başlığa bir kez daha bakmanızı öneririm! :) Blog Ödülleri‘ni geçen sene ilk kez düzenlediğimizde de yazılı basında haberimiz çıkmıştı evet ama tam bir yıl sonra Hürriyet Gazetesi IK ekinde tam sayfa çıkacaksınız deselerdi, inanmazdık sanırım. Geçtiğimiz hafta Hürriyet IK muhabirlerinden sevgili Zeynep Mengi evimize konuk [...]
- 29 Mart 2009
- bir playstation hissiyatı ve yeni sevgilim
Malumunuz çok kısa bir süre önce PS3 edindik. Eray‘ın heyecan içinde ödemeyi yapışı, ürün kutusunu bağrına basıp eve getirişi, itinayla kuruşu ve sonrasında kendimi üzerime kuma gelmiş gibi hissetmem daha dün gibi. Bu hissiyat ile bir süredir cihaza pis pis bakıp durdum. Hatta eve gelen her misafirin ciğerci dükkanı önündeki kedi misali yalanarak oyun sırası [...]
