<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>creamfields &#187; içime dert olanlar</title>
	<atom:link href="http://www.creamfields.net/kategori/icime-dert-olanlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.creamfields.net</link>
	<description>first breath after coma</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Jan 2012 18:26:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
<image>
  <link>http://www.creamfields.net</link>
  <url>http://www.creamfields.net/wp-content/themes/blubs/imgs/about-me.jpg</url>
  <title>creamfields</title>
</image>
		<item>
		<title>Bu sabah ve her sabah: Ne giysem derdi bitmez</title>
		<link>http://www.creamfields.net/2010/09/20/bu-sabah-ve-her-sabah-ne-giysem-derdi-bitmez/</link>
		<comments>http://www.creamfields.net/2010/09/20/bu-sabah-ve-her-sabah-ne-giysem-derdi-bitmez/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Sep 2010 17:06:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>jolene</dc:creator>
				<category><![CDATA[içime dert olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz gömlek]]></category>
		<category><![CDATA[etek ceket]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal]]></category>
		<category><![CDATA[ofis modası]]></category>
		<category><![CDATA[topuklu ayakkabı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.creamfields.net/?p=879</guid>
		<description><![CDATA[Gardrobumun en dibinde kalmış ve asırlardır hiç bir yatırım yapmadığım ofis kıyafetleri, kurumsal hayata geçtiğim şu son bir haftada tüm hıncını çıkarırcasına intikam alıyor benden. Haklılar da! İş hayatımın hiç bir döneminde gömlek, etek, ceket, topuklu ayakkabı vb. şeyler giymek durumunda kalmadım. Kaldıysam da ayda yılda bir kez olduğu için uzun vadede işimi görecek herhangi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gardrobumun en dibinde kalmış ve asırlardır hiç bir yatırım yapmadığım ofis kıyafetleri, kurumsal hayata geçtiğim şu son bir haftada tüm hıncını çıkarırcasına intikam alıyor benden. Haklılar da! İş hayatımın hiç bir döneminde gömlek, etek, ceket, topuklu ayakkabı vb. şeyler giymek durumunda kalmadım. Kaldıysam da ayda yılda bir kez olduğu için uzun vadede işimi görecek herhangi bir parça alıp kenara koyma düşüncem olmadı. Velhasıl banka ya da devlet dairesi kadar olmasa da üstüme başıma dikkat etmem gereken bir ofiste çalışıyorum şimdi. Cuma günleri dışında yıllar yılı en yakın dostum olan kot pantolon ve spor ayakkabılar, yatar pozisyonda bekliyor evde.</p>
<p>Üniversite yıllarında, ben herşeye başkaldırma iç güdüsüyle hareket ederken elalem üst başa yatırım yapmış, ayaklarını bilmem kaç pont ayakkabıya alıştırmış, yakaları kolalı beyaz gömleklerini, inci kolyelerini, tüvit ceket eteklerini almış koymuş baş köşeye. Ben &#8220;bugün ne giyicem&#8221; diye hayıflanırken, onlar kuğu gibi süzülüyor etrafta. Bizim ofis bir podyum adeta, ben de en önden izliyorum her gün. Ama dur, sıra bana da gelecek!</p>
<p><a href="http://www.wearittowork.co.uk"><img class="alignnone size-medium wp-image-884" title="3" src="http://www.creamfields.net/wp-content/uploads/2010/09/BQcDAAAAAwoDanBnAAAABC5vdXQKFkJvenZENlJTM3hHYmd3TkZ5QnJZS3cAAAACaWQKAXgAAAAEc2l6ZQ-300x300.jpg" alt="3" width="300" height="300" /></a></p>
<p>Gelecek yani, umutluyum. Kiramı ödedikten sonra hayata küsmeyi başarırsam, bu gardrop yakın vadede kendine gelir, ben de sabahın 6&#8242;sında gözümün feri sönmüşken bile ne giyeceğimi bilirim!</p>
<p><a href="http://www.wearittowork.co.uk"><img class="alignnone size-medium wp-image-880" title="1" src="http://www.creamfields.net/wp-content/uploads/2010/09/BQcDAAAAAwoDanBnAAAABC5vdXQKFkJDYVFTQ0k3M3hHY0RjQVJfcGpmYWcAAAACaWQKAXgAAAAEc2l6ZQ-300x300.jpg" alt="1" width="300" height="300" /></a><a href="http://www.wearittowork.co.uk"><img class="alignnone size-medium wp-image-881" title="2" src="http://www.creamfields.net/wp-content/uploads/2010/09/BQcDAAAAAwoDanBnAAAABC5vdXQKFm9vaS1iQkdUM3hHc01KaDZYcWcxOHcAAAACaWQKAXgAAAAEc2l6ZQ-300x300.jpg" alt="2" width="300" height="300" /></a></p>
<p>Bu süreçte yanımda olup destek verecek yakın bir kanka arayışındayım. Duyurulur.</p>
<hr />
<p><small>© 2010 | <a href="http://www.creamfields.net">creamfields.net</a></small></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.creamfields.net/2010/09/20/bu-sabah-ve-her-sabah-ne-giysem-derdi-bitmez/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tatil öncesi bikini sendromu</title>
		<link>http://www.creamfields.net/2010/06/26/tatil-oncesi-bikini-sendromu/</link>
		<comments>http://www.creamfields.net/2010/06/26/tatil-oncesi-bikini-sendromu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 19:29:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>jolene</dc:creator>
				<category><![CDATA[içime dert olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[bikini]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[kilo problemi]]></category>
		<category><![CDATA[mayo]]></category>
		<category><![CDATA[rejim]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[tatil alışverişi]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.creamfields.net/?p=617</guid>
		<description><![CDATA[Ne yazık ki cidden var böyle birşey. Erkekler bilmez, ama biz kadınların en çileli işlerinden biri de tatil alışverişine çıkmaktır. Yıl boyunca beklenen, hayali kurulan deniz, kum ve güneş üçlüsüne nihayet kavuşacağınız günü iple çekerken, bir yandan da kara kara bulutlar kaplar içinizi &#8211; şair burada sadece &#8220;kadınlara&#8221; sesleniyor.. Zira tatil gelsin diye beklediğimiz dondurucu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ne yazık ki cidden var böyle birşey. Erkekler bilmez, ama biz kadınların en çileli işlerinden biri de tatil alışverişine çıkmaktır. Yıl boyunca beklenen, hayali kurulan deniz, kum ve güneş üçlüsüne nihayet kavuşacağınız günü iple çekerken, bir yandan da kara kara bulutlar kaplar içinizi &#8211; şair burada sadece &#8220;kadınlara&#8221; sesleniyor.. Zira tatil gelsin diye beklediğimiz dondurucu kış günlerinde, içimizi bir nebze ısıtmak (?) için tükettiğimiz tatlılar ve tuzlular ile ziyadesiyle beslenmiş bir vücut sahibi olmuşuzdur &#8211; şair burada bizzat kendine sesleniyor aslında, siz üstünüze alınmayın!. Her Pazartesi başlanan ve Cuma günü bozulan &#8220;yediklerine dikkat etme&#8221; süreci (bakınız diyet filan demiyorum..) ve bir türlü başlanamayan egzersiz programı da sonuç vermediğinden, tatile çıkmanıza 1 hafta kala kendinizi &#8220;Ben bu yıl mayo alayım, değişiklik olur hem?&#8221; kandırmacası içinde mağazanın önünde/içinde bulursunuz.</p>
<p>Tıpkı bugün benim yaptığım gibi..</p>
<p>Cumartesi günü alışverişe çıkmış olmak başlı başına bir eziyetken, elinizde yalandan aldığınız bir mayo ve delicesine beğendiğiniz bikiniler ile kendinizi kabine zar zor attığınızda çok daha dikenli bir yola girmiş olduğunuzdan bir haber olabilirsiniz. Zira bir yandan dışarıdan gelen &#8220;çıkamadı bir türlü&#8221; serzenişlerine kulak tıkamak, bir yandan da kan ter içinde orasını burasını çekiştirerek &#8220;uydurmaya&#8221; çalıştığınız bikiniyi (zavallı mayo çoktan savrulmuş bir köşeye) denemek tamamen travmatik bir durum. Bu süreçte yakın bir kız arkadaşınızın size refakat etmesi sinir sisteminiz açısından oldukça kıymetli!</p>
<p>Bendeniz, aşağıda görmekte olduğunuz bikinileri deneyip bir miktar hayal kırıklığına uğramış bulunuyorum.</p>
<p><a href="https://www.zekitriko.com.tr/webshop/?b=11&amp;d=7230&amp;k=16&amp;c=136"><img class="alignnone size-medium wp-image-626" title="Zeki Triko B.1016-10" src="http://www.creamfields.net/wp-content/uploads/2010/06/B.1016-10-199x300.jpg" alt="Zeki Triko B.1016-10" width="199" height="300" /></a><a href="https://www.zekitriko.com.tr/webshop/?b=11&amp;d=7472&amp;k=16&amp;p=17&amp;c=136"><img class="alignnone size-medium wp-image-627" title="Zeki Triko B.1891-10" src="http://www.creamfields.net/wp-content/uploads/2010/06/B.1891-10-199x300.jpg" alt="Zeki Triko B.1891-10" width="199" height="300" /></a><a href="https://www.zekitriko.com.tr/webshop/?b=11&amp;d=7477&amp;k=16&amp;p=18&amp;c=136"><img class="alignnone size-medium wp-image-628" title="Zeki Triko B.1900-10" src="http://www.creamfields.net/wp-content/uploads/2010/06/B.1900-10-199x300.jpg" alt="Zeki Triko B.1900-10" width="199" height="300" /></a></p>
<p>Pazartesi gününden itibaren, nispeten daha sakin olan mesai saatleri içerisinde aşağıdaki <em><strong>mayoları</strong></em> denemeyi planlıyorum.</p>
<p><a href="https://www.zekitriko.com.tr/webshop/?b=11&amp;d=7607&amp;k=16&amp;c=137"><img class="alignnone size-medium wp-image-630" title="Zeki Triko M.2016-10" src="http://www.creamfields.net/wp-content/uploads/2010/06/M.2016-10-199x300.jpg" alt="Zeki Triko M.2016-10" width="199" height="300" /></a><a href="https://www.zekitriko.com.tr/webshop/?b=11&amp;d=7701&amp;k=16&amp;p=7&amp;c=137"><img class="alignnone size-medium wp-image-631" title="Zeki Triko M.2780-10" src="http://www.creamfields.net/wp-content/uploads/2010/06/M.2780-10-199x300.jpg" alt="Zeki Triko M.2780-10" width="199" height="300" /></a><a href="https://www.zekitriko.com.tr/webshop/?b=11&amp;d=7738&amp;k=16&amp;p=10&amp;c=137"><img class="alignnone size-medium wp-image-632" title="Zeki Triko M.2843-10" src="http://www.creamfields.net/wp-content/uploads/2010/06/M.2843-10-199x300.jpg" alt="Zeki Triko M.2843-10" width="199" height="300" /></a></p>
<p>Önerisi olan? :)</p>
<hr />
<p><small>© 2010 | <a href="http://www.creamfields.net">creamfields.net</a></small></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.creamfields.net/2010/06/26/tatil-oncesi-bikini-sendromu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir dizi daha bitti gitti</title>
		<link>http://www.creamfields.net/2010/06/25/bir-dizi-daha-bitti-gitti/</link>
		<comments>http://www.creamfields.net/2010/06/25/bir-dizi-daha-bitti-gitti/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Jun 2010 10:13:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>jolene</dc:creator>
				<category><![CDATA[dizi/divx]]></category>
		<category><![CDATA[içime dert olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[aşk-ı memnu]]></category>
		<category><![CDATA[behlül]]></category>
		<category><![CDATA[bihter]]></category>
		<category><![CDATA[lost]]></category>
		<category><![CDATA[yeşilçam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.creamfields.net/?p=562</guid>
		<description><![CDATA[Aşk-ı Memnu, yaklaşık iki senenin ardından dün gece veda bölümüyle evimizin salonundaydı. Veda bölümünün haftalarca dönüp duran fragmanı nedeniyle [terkedilmiş boş odalar ve evin bahçeden yapayalnız görünümü] ilgimin artmış olduğunu saklamayacağım sizden. Oysa ki sonu belli bir uyarlamaydı dizi. Sonunda ne olacağını bildiğimiz halde, sonunu nereye bağlayacaklarını bilmediğimiz Lost&#8217;u beklerlen bile heralde bu kadar heyecanlanmamıştım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşk-ı Memnu, yaklaşık iki senenin ardından dün gece veda bölümüyle evimizin salonundaydı. Veda bölümünün haftalarca dönüp duran fragmanı nedeniyle [terkedilmiş boş odalar ve evin bahçeden yapayalnız görünümü] ilgimin artmış olduğunu saklamayacağım sizden. Oysa ki sonu belli bir uyarlamaydı dizi. Sonunda ne olacağını <strong><em>bildiğimiz</em></strong> halde, sonunu nereye bağlayacaklarını <em><strong>bilmediğimiz</strong></em> Lost&#8217;u beklerlen bile heralde bu kadar heyecanlanmamıştım (kendi adıma)..</p>
<p>Esasında beklediğim; dizinin kat-i sonundan (yani Bihter&#8217;in kendisini vurmasından) ziyade bu şeytan üçgeninde herhangi bir yüzleşme anı olacak mı olmayacak mı konusuydu. Velhasıl Bihter-Behlül-Adnan ekseninde yüzleşme oldu, &#8220;Sen benim oğlumdun!&#8221; dendi, betler benizler atıldı ve Bihter&#8217;in yere yığılmasıyla konu kapandı. Kapandı sandık yani; şahsen ben kapanmasını beklerdim. Tüm akşam boyunca dizide tansiyonun tavan yaptığı tek sahne burasıydı zira.</p>
<p>Ne yazık ki Bihter&#8217;in ölümü ile fragmanda gösterilen perili ev sahneleri arasına bir ufak Yeşilçam havası sığdıralım denmiş. Sığdırılmış da hakikaten. Bir yanda cenazeler, Firdevs Hanım ve yüzü, bir yanda Nihal&#8217;in hastanedeki travmatik vaziyetleri ve Yaban. Pardon Behlül. Şu saydığım 4 öğe yüzünden diziden tamamen kopan bir tek ben mi oldum merak ediyorum. Hazin bir son olması gerekmiyor muydu? Herkes bunu beklemiyor muydu? E ama güldük biz, hepimiz?</p>
<p>&#8211;</p>
<p>Final bölümünden içime dert olan iki konu daha var. Öğrendik ki Bihter 83 doğumlu, Beşir ise 88&#8242;liymiş. Beşir ile Nihal çocukluk arkadaşı olduğuna göre ya yaşıtlardı ya da aralarında en fazla 1-2 yaş vardı. Bu durumda; Bihter&#8217;in mütemadiyen &#8220;daha çocuk o&#8221; dediği  Nihal ile arasında en az 5 en fazla 7 yaş olması, o da yetmezmiş gibi Ednan Bey&#8217;in kızından 5 yaş büyük birini kendine eş seçmesi insanda &#8220;E sen kaşınmışsın&#8221; hissi yaratıyor.</p>
<p>Ayrıca, haftanın en az üç gününü ilk eşinin mezarı başında geçiren Ednan Bey, Bihter&#8217;in babasının yanına gömülmesi ile birlikte her defasında çoklu ziyaret yapmış sayılmayacak mı? İkilinin evlilik kararı almasına bu iki mezarın birbirine yakınlığı vesile olmuştu malum.. Demek istediğim evi taşımakla olmaz, mezarların yeri değişmedikçe o travmalar bitmez. Benden söylemesi ;)</p>
<hr />
<p><small>© 2010 | <a href="http://www.creamfields.net">creamfields.net</a></small></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.creamfields.net/2010/06/25/bir-dizi-daha-bitti-gitti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de &#8220;iyi&#8221; tek bir moda blogu yok &#8211; (muş)</title>
		<link>http://www.creamfields.net/2010/06/24/turkiyede-iyi-tek-bir-moda-blogu-yok-mus/</link>
		<comments>http://www.creamfields.net/2010/06/24/turkiyede-iyi-tek-bir-moda-blogu-yok-mus/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 15:48:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>jolene</dc:creator>
				<category><![CDATA[içime dert olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[blog yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[bloglar]]></category>
		<category><![CDATA[elle dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[moda blogları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.creamfields.net/?p=548</guid>
		<description><![CDATA[Elle Dergisi&#8217;nin Haziran sayısında bir makale gözüme çarptı: &#8220;Nasıl dergici olunur?&#8221; İki nedenle dikkatimi çekti yazı; birincisi kullanılan başlık (dergici olmak) ve ikincisi alt başlıkta geçen &#8220;blog&#8217;cu olmak&#8221; ifadesi. Dergicilik ve gazetecilik, uzun süredir literatürde olmasına rağmen dergici olmak kısmına takıldım biraz. Dergici olmak. Hmm.. Bu konuyu bir kenara koyalım. Fakat blog&#8217;cu olmak? İşte buna [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Elle Dergisi&#8217;nin Haziran sayısında bir makale gözüme çarptı: &#8220;<em><strong>Nasıl dergici olunur?</strong></em>&#8221;</p>
<p>İki nedenle dikkatimi çekti yazı; birincisi kullanılan başlık (dergici olmak) ve ikincisi alt başlıkta geçen &#8220;blog&#8217;cu olmak&#8221; ifadesi. Dergicilik ve gazetecilik, uzun süredir literatürde olmasına rağmen dergici olmak kısmına takıldım biraz. Dergici olmak. Hmm.. Bu konuyu bir kenara koyalım. Fakat blog&#8217;cu olmak? İşte buna anlam veremiyorum. Sadece bu yazı için konuşmuyorum ancak blog yazarlarına blog&#8217;cu denmesine (böyle kesme işaretiyle ayrılarak yazılmasına hele) inanılmaz uyuz oluyorum. Blog, blog yazmak, bloglamak, blog yazarı İngilizce&#8217;den çevrildiğinde doğru kullanım evet, ama blog&#8217;cu diye birşey yok hakikaten. Blogger diye birşey de yok &#8211; Türkçe&#8217;de. İngilizce yazıyorsak o ayrı (blogger: blog yazan kişi/blog yazarı).</p>
<p>Herneyse..</p>
<p>Hacer Yeni demiş ki; <span style="color: #800080;"><em>&#8220;Bir de blog&#8217;cular var. Dergiciliğin, gazeteciliğin de önüne geçen en sıkı alternatifi. Daha özgür çalışma taraftarıysanız blog sizin için daha iyi bir seçenek olabilir.&#8221;</em></span> Buraya kadar problem yok &#8211; blog&#8217;cular kısmını görmezden geliyorum.. Devam edelim: <em><span style="color: #800080;">&#8220;Yurt dışında oldukça başarılı örnekleri ola moda blog&#8217;culuğunun onca çaba ve desteğe rağmen ne yazık ki Türkiye&#8217;de her gün deli gibi tıklanası, takip edilesi, trend belirleyesi bir örneği yok. Dergiler kollarını dört açmış, her sayıda blog&#8217;lar, blog&#8217;cular; gazeteler onları yazar, mağazalar onlara özel günler düzenler. Blog ödülleri bile verildi geçtiğimiz günlerde.&#8221;</span> &#8211; <span style="color: #800080;">&#8220;</span><span style="color: #800080;">Bu kadar çabanın sonucunda üzülerek belirtmeliyim ki, aralarında çok iyi diyebileceğimiz tek bir moda blog&#8217;u yok.&#8221;</span></em></p>
<p>Şimdi bu noktada itirazım var benim. Öncelikle, dergiler kollarını dört açmış her sayıda bloglar, blog yazarları diye bağırıyor mı? Bağırıyor, doğru. Ama bu, dergiciliğin Türk bloglarına bir desteği midir? Tartışılır. Bana göre, dergilerin blogları/blog yazarlarını konuk etmeleri, bu mecranın artık yadsınamaz bir mevcudiyet göstermesi yüzündendir. &#8220;Bloglar var, evet biz de takip ediyoruz, hatta bakın bu sayımızda x tanesini tanıtıyoruz&#8221; demek içindir ama bu bir destek midir? Öyle midir hakikaten? Bence değildir, ama sizlerin de görüşünü merak ediyorum.</p>
<p>Gelelim Türkiye&#8217;de kaliteli moda &#8220;<strong>blog&#8217;u</strong>&#8221; (cısss) yok denen kısma. Eminim moda blogları arasında bu konu çoktan konuşuldu, itiraz edildi, hatta benden önce çemkirmiş olanlar da vardır mutlaka. Fakat bu yazıyı yazan kişiye bir de ben sormak istiyorum; &#8220;Siz nerede yaşıyorsunuz?&#8221; Zira benim, ve benim gibi pek çok insanın gayet zevkle takip ettiği onlarca moda blogu var Türkiye&#8217;de. Üstelik hepsi &#8220;cici kızcılık&#8221; oynamıyor. (Bkz: <a title="Fashion4u" href="http://www.fashion4-u.blogspot.com" target="_blank">fashion4-u.blogspot.com</a> &#8211; Elle Ocak 2010 sayısından da anımsayabilirsiniz kendisini)</p>
<p>Talihsiz açıklamalar silsilesi.. Haydi bakalım.</p>
<hr />
<p><small>© 2010 | <a href="http://www.creamfields.net">creamfields.net</a></small></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.creamfields.net/2010/06/24/turkiyede-iyi-tek-bir-moda-blogu-yok-mus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyanın en güzel ofisi neresi?</title>
		<link>http://www.creamfields.net/2009/11/03/dunyanin-en-guzel-ofisi-neresi/</link>
		<comments>http://www.creamfields.net/2009/11/03/dunyanin-en-guzel-ofisi-neresi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 12:06:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>jolene</dc:creator>
				<category><![CDATA[içime dert olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[albert france lanord architects]]></category>
		<category><![CDATA[bahnhof ab]]></category>
		<category><![CDATA[bastard store]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın en güzel ofisi]]></category>
		<category><![CDATA[microsoft]]></category>
		<category><![CDATA[ofis]]></category>
		<category><![CDATA[ssg]]></category>
		<category><![CDATA[tbwa hakuhodo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.creamfields.net/?p=417</guid>
		<description><![CDATA[Bir çoğumuz haftanın en az beş günü, sıcacık evlerimizden çıkıp yollara düşüyor ve günümüzün neredeyse tamamını geçirdiğimiz ofislere doğru ilerliyoruz. Bundan seneler evvel, ekşi sözlüğün bir numaralı adamı SSG&#8217;nin Microsoft&#8217;ta çalıştığı, ve çalıştığı ofisin dillere pelesenk olan muazzamlığı üzerine konuşmalar yapıldığını anımsıyorum. Sene 2000 ya da 2001 olsa gerek. Microsoft&#8217;un Amerika merkez ofisini bilemiyorum ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir çoğumuz haftanın en az beş günü, sıcacık evlerimizden çıkıp yollara düşüyor ve günümüzün neredeyse tamamını geçirdiğimiz ofislere doğru ilerliyoruz. Bundan seneler evvel, ekşi sözlüğün bir numaralı adamı SSG&#8217;nin Microsoft&#8217;ta çalıştığı, ve çalıştığı ofisin dillere pelesenk olan muazzamlığı üzerine konuşmalar yapıldığını anımsıyorum. Sene 2000 ya da 2001 olsa gerek. Microsoft&#8217;un Amerika merkez ofisini bilemiyorum ama İstanbul ofisine ilk gittiğimde (özellikle yeni taşındıkları binadan bahsediyorum) renkli mimarinin, rahat ve kullanışlı çalışma alanlarının insan ruhuna ne denli iyi geldiğine bir kez daha tanık olmuştum. Çalıştığımız ortam ruh halimizi, dolasıyıyla da verimliliğimizi önemli ölçüde etkiliyor hiç kuşkusuz.</p>
<p>Bu sabah birtanecik aşkım (üzgünüm Eray) Google Reader&#8217;da geziniriken karşıma &#8220;<a href="http://www.thecoolist.com/office-design-excellence-10-amazing-office-designs-around-the-world/" target="_blank">Dünyadaki en muazzam 10 ofis</a>&#8221; başlıklı bir yazı çıktığında, bir bakayım dedim. Malumunuz son günlerde Friendfeed&#8217;e önce Project House&#8217;un sonra da yeni nesil ajans Young Guns&#8217;ın çalışma ortamına ilişkin boy boy fotoğraflar düşmüş, meraklıların ağzına bir parmak bal çalınmıştı. Türkiye&#8217;de özellikle reklam sektöründe hizmet veren firmaların, hepimizi delirtecek güzellikte ofisleri olduğunu biliyoruz. Peki ya dünyada durum nasıl diye merak etmekten alamadım kendimi. Gördüğüm tablo iliklerime kadar kıskançlığa boğdu beni!</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-418" title="Bastard Store" src="http://www.creamfields.net/wp-content/uploads/2009/11/StudioMetrico-300x195.jpg" alt="Bastard Store" width="300" height="195" /></p>
<p>Yukarda gördüğünüz kaykay parkı, Milano&#8217;da hizmet veren tasarım ofisi Bastard Store&#8217;un içinde yer alıyor. İnanılmaz değil mi?  ;)</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-419" title="TBWA" src="http://www.creamfields.net/wp-content/uploads/2009/11/TBWA-300x211.jpg" alt="TBWA" width="300" height="211" /></p>
<p>Bir şubesi de İstanbul&#8217;da bulunan TBWA&#8217;nın Hakuhodo ofisi ise akıllara zarar bir mimariye sahip. Belli ki firma, hem çalışanlarına hem de müşterilerine ne kadar farklı bir düşünce yapısına sahip olduğunu göstermek istemiş. Boş zamanlarınızda, stresli gününzde ya da sadece yaratıcı olmak için bile şu çimlerde uzandığınızı bir düşünün!</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-420" title="White Mountain Office" src="http://www.creamfields.net/wp-content/uploads/2009/11/White-Mountain-Office-300x219.jpg" alt="White Mountain Office" width="300" height="219" /></p>
<p>Albert France Lanord Architects tarafından Bahnhof AB için tasarlanan White Mountain Office ise bana Lost&#8217;u anımsattı. Toplantı ortasında John Locke gelip de düğmeye basmamız gerek dese eminim hiç şaşırmazdım! :) Yerin 100 fit altında inşa edilen bu ofis daha önce atomik patlamalara karşı bir barınak olarak kullanılmış.</p>
<p>Sıra geldi benim favorime! Çok açık söylüyorum ki görür görmez vuruldum. Böyle bir ofiste çalışsaydım, dünyanın en mutlu en verimli insanı olurdum kesin. İspanya&#8217;daki bu ofis bir mimarlık şirketine ait. Doğanın içinde çalışmak ancak böyle birşeyle mümkün olurdu sanırım. Sonbahar olsun, yaz olsun tüm mevsimleri birebir yaşayarak çalıştığınız bir ortam, sizleri ne kadar enterese ediyor bilmem ama dediğim gibi ben bayıldım!</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-421" title="Selgas Cano Architecture Office 2" src="http://www.creamfields.net/wp-content/uploads/2009/11/Selgas-Cano-Architecture-Office-2-300x200.jpg" alt="Selgas Cano Architecture Office 2" width="300" height="200" /></p>
<p>Tüm bu fotoğraflara bakarken, Natali&#8217;nin blogundaki <a title="Ofise elveda diyorum" href="http://www.nataliyesilbahar.com/Sektor_Takibi/Ofise_Elveda_Diyorum.html" target="_blank">son yazı</a> geldi aklıma. Pek azımızın sahip olduğu yerden, mekandan bağımsız çalışabilme lüksü. Sahi, sizce dünyanın en güzel ofisi neresi?</p>
<hr />
<p><small>© 2010 | <a href="http://www.creamfields.net">creamfields.net</a></small></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.creamfields.net/2009/11/03/dunyanin-en-guzel-ofisi-neresi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Centilmenlik üzerine</title>
		<link>http://www.creamfields.net/2009/07/10/centilmenlik-uzerine/</link>
		<comments>http://www.creamfields.net/2009/07/10/centilmenlik-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2009 12:23:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>jolene</dc:creator>
				<category><![CDATA[içime dert olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[centilmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul beyefendisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.creamfields.net/?p=367</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Beyefendisi diye bir ifade vardır, bilir misiniz? Hani şu adab-ı muaşeretten nasibini almış kimselerden bahsediyorum. Bilemediniz mi? Duyamadım? Ha anladım, artık onlardan kalmadı diyorsunuz. Doğrudur. Ben de özellikle bakınıyorum etrafıma, soyu tükenmiş hayvanlar gibiler. Hayvan dediysem yanlış anlamayın, mecazi anlamda konuşuyorum. Hoş, bu tür beylere (İstanbul Hanımefendisi ayrı bir başlıkta incelenecektir) rastlamak neredeyse mümkün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Beyefendisi diye bir ifade vardır, bilir misiniz? Hani şu adab-ı muaşeretten nasibini almış kimselerden bahsediyorum. Bilemediniz mi? Duyamadım? Ha anladım, artık onlardan kalmadı diyorsunuz. Doğrudur. Ben de özellikle bakınıyorum etrafıma, soyu tükenmiş hayvanlar gibiler. Hayvan dediysem yanlış anlamayın, mecazi anlamda konuşuyorum. Hoş, bu tür beylere (İstanbul Hanımefendisi ayrı bir başlıkta incelenecektir) rastlamak neredeyse mümkün olmadığından, türünün son örnekleri ile hasbel kader karşılaşınca UFO görmüş köylü misali bir acaip kalakalıyoruz.</p>
<p>İşin espirisi bir yana ben hakikaten de çok merak ediyorum, erkekler neden bu kadar yitirdi centilmenliklerini. Kadının suratına karşı esneyen (ıyy), göğsüne kadar açık düğmeli gömlekler giyen, küfürlü konuşmayı marifet sayan, kapı tutmak &#8211; öncelik vermek nedir bilmeyen onlarca (?) adam var. Üstelik eğitimli, üstelik belli bir gelir seviyesinde olmalarına rağmen?!?</p>
<p>Cool erkek sendromuna tutulmuş hödüklere sesleniyorum; siz gelin yine de beni dinleyin; centilmenlik daha fazla prim yapıyor nazarımızda!</p>
<hr />
<p><small>© 2010 | <a href="http://www.creamfields.net">creamfields.net</a></small></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.creamfields.net/2009/07/10/centilmenlik-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>17</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cenk Bravo alsın mı?</title>
		<link>http://www.creamfields.net/2009/07/07/cenk-bravo-alsin-mi/</link>
		<comments>http://www.creamfields.net/2009/07/07/cenk-bravo-alsin-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2009 08:09:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>jolene</dc:creator>
				<category><![CDATA[içime dert olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[araba]]></category>
		<category><![CDATA[cenkbravoalsinmi]]></category>
		<category><![CDATA[fiat bravo]]></category>
		<category><![CDATA[kararsızlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.creamfields.net/?p=360</guid>
		<description><![CDATA[Şu hayatta insanı en çok telef eden şey kesinlikle kararsızlıktır. Hem kendinizi yersiniz, hem de çevrenizdekileri bitmek bilmeyen sorularınız ile boğarsınız. Son bir aydır benzer bir durumu ofis arkadaşım Cenk yaşıyor. &#8220;Araba almaya karar verdim&#8221; dedi, ama ne alacağına karar veremedi. Son bir aydır hem kendini hem bizi perişan etti :) Önerilerimiz de bir sonuç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şu hayatta insanı en çok telef eden şey kesinlikle kararsızlıktır. Hem kendinizi yersiniz, hem de çevrenizdekileri bitmek bilmeyen sorularınız ile boğarsınız. Son bir aydır benzer bir durumu ofis arkadaşım Cenk yaşıyor. &#8220;Araba almaya karar verdim&#8221; dedi, ama ne alacağına karar veremedi. Son bir aydır hem kendini hem bizi perişan etti :) Önerilerimiz de bir sonuç vermeyince, yeter artık bize sorma dedik gittik kendisine bir site açtık: <a title="Cenk Bravo Alsın Mı?" href="http://www.cenkbravoalsinmi.com " target="_blank">www.cenkbravoalsinmi.com</a></p>
<p>Allah aşkına siz söyleyin, sizce Cenk Bravo alsın mı?</p>
<hr />
<p><small>© 2010 | <a href="http://www.creamfields.net">creamfields.net</a></small></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.creamfields.net/2009/07/07/cenk-bravo-alsin-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>nereye gidiyor bu dünya?</title>
		<link>http://www.creamfields.net/2009/01/16/nereye-gidiyor-bu-dunya/</link>
		<comments>http://www.creamfields.net/2009/01/16/nereye-gidiyor-bu-dunya/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2009 21:43:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>jolene</dc:creator>
				<category><![CDATA[içime dert olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[vahşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.creamfields.net/?p=208</guid>
		<description><![CDATA[Evden işe vapurla giden bir insanım. Vapur yolculukları insanın kendini dinlemesi, düşüncelerini toparlaması için ideal bir süre tanıyor. Ben de çoğu sabah bir yandan gazetemi okur diğer yandan da düşüncelere dalarım. Son zamanlarda kafamı meşgul eden konuların başında her gün gazetelerde okuduğumuz, okudukça tüylerimizi ürperten haberler var. İnsanlığımızı ne zaman kaybettik biz? Çalıştığım şirket, sektörün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evden işe vapurla giden bir insanım. Vapur yolculukları insanın kendini dinlemesi, düşüncelerini toparlaması için ideal bir süre tanıyor. Ben de çoğu sabah bir yandan gazetemi okur diğer yandan da düşüncelere dalarım. Son zamanlarda kafamı meşgul eden konuların başında her gün gazetelerde okuduğumuz, okudukça tüylerimizi ürperten haberler var.</p>
<p><em><strong>İnsanlığımızı ne zaman kaybettik biz?</strong></em></p>
<p>Çalıştığım şirket, sektörün önde gelen ilaç firmalarından birinin kurumsal iletişimine yönelik bir dergi hazırlıyor. Haber sayfalarından birinde, çalışanların yapmaktan hoşlandıkları hobileri anlatalım istediklerinde bu fikre sıcak baktık. Nitekim ahşap oymacılığı, bonzai yetiştirilmesi, şifali bitkilerin akıbeti gibi türlü türlü &#8216;hobiler&#8217;in anlatıldığı haber yazıları gelmeye başladı. Bunun insanlığımızı kaybetmemizle ne ilgisi var diyeceksiniz. Anlatayım; hobi yazıları arasından bir tanesi özellikle ilgimizi çekti; zira söz konusu hobi &#8216;ördek avcılığıydı&#8217;. Evet yanlış okumadınız. Ördekleri öldürmeyi bir hobi olarak gören insanlar var aramızda&#8230; İçimizde var olan öldürme dürtüsü insanlığımızı kaybetmemizin en gerçek nedeni bence&#8230;</p>
<p>Ördek avcılığı yazısı bana geyikleri avlayan insanları düşündürdü; o geyik kafalarını evlerine sırf dekor olsun diye asan insanları.. Sonra durup daha geniş bir çerçeveden baktım dünyaya; gördüklerimden ürperdim: Neredeyse her akşam televizyonlarda Gazze&#8217;de binlerce insanı öldüren bir İsrail&#8217;i çaresizce izliyoruz. İran&#8217;da tüm vücudu toprağa gömülmüş, kaçmasına olanak olmayan o kadınları; gözlerindeki korkuyu ve birazdan onları taşlayarak öldürecek insanların acımasız ve bir o kadar da mutlu yüzlerini görüyoruz. Annesinin boğazını kesip öldüren genç kızlar var bu dünyada;  o güzelim fok balıklarını vahşice öldürenler var.. Fazla uzağa gitmeye de gerek yok, oyun olsun diye kedilerin kuyruğunu kıstıran, ipler bağlayıp neşelenen çocuklarımız var sokaklarda; onları eğitmeyen anne babalar var..</p>
<p>Bir başka canlının çektiği fiziksel acıdan mutlu olabilen bir insan, insanlığını çoktan yitirmemiş midir? Buna engel olmak için yapılabilecek hiç birşey yok mudur?</p>
<hr />
<p><small>© 2010 | <a href="http://www.creamfields.net">creamfields.net</a></small></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.creamfields.net/2009/01/16/nereye-gidiyor-bu-dunya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>blogunu ihmal eden dombilidir &#8211; taocudur!</title>
		<link>http://www.creamfields.net/2009/01/11/blogunu-ihmal-eden-dombilidir-taocudur/</link>
		<comments>http://www.creamfields.net/2009/01/11/blogunu-ihmal-eden-dombilidir-taocudur/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Jan 2009 13:36:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>jolene</dc:creator>
				<category><![CDATA[içime dert olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[bjolene]]></category>
		<category><![CDATA[blog yazmak]]></category>
		<category><![CDATA[ihmal etmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.creamfields.net/?p=200</guid>
		<description><![CDATA[şu canım blogu ihmal ediyorsun ya jolene hanım, ben sana daha ne diyeyim!.. © 2010 &#124; creamfields.net]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>şu canım blogu ihmal ediyorsun ya jolene hanım, ben sana daha ne diyeyim!..</p>
<hr />
<p><small>© 2010 | <a href="http://www.creamfields.net">creamfields.net</a></small></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.creamfields.net/2009/01/11/blogunu-ihmal-eden-dombilidir-taocudur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin en zenginleri: top 100</title>
		<link>http://www.creamfields.net/2008/10/19/turkiyenin-en-zenginleri-top-100/</link>
		<comments>http://www.creamfields.net/2008/10/19/turkiyenin-en-zenginleri-top-100/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Oct 2008 11:35:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>jolene</dc:creator>
				<category><![CDATA[içime dert olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[nice]]></category>
		<category><![CDATA[polonezköy]]></category>
		<category><![CDATA[rezidans]]></category>
		<category><![CDATA[rolex]]></category>
		<category><![CDATA[zenginler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.creamfields.net/?p=190</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Radikal gazetesinin ekonomi sayfasında en zengin 100 Türk&#8217;ü sıralamışlar. Normalde ekonomi sayfasını takip eden biri değilim pek ama yazı ilgimi çekti ve okumaya başladım. Okudukça sinir bastı. Gazete en zengin 100 Türk&#8217;ü sıralamakla kalmamış, onların yaşam biçimleri hakkında da dudak uçuklatan detayları vermiş. 2008 itibariyle Türkiye&#8217;nin en zengin iki ailesi Koç ve Sabancı görünüyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Radikal gazetesinin ekonomi sayfasında en zengin 100 Türk&#8217;ü sıralamışlar. Normalde ekonomi sayfasını takip eden biri değilim pek ama yazı ilgimi çekti ve okumaya başladım. Okudukça sinir bastı. Gazete en zengin 100 Türk&#8217;ü sıralamakla kalmamış, onların yaşam biçimleri hakkında da dudak uçuklatan detayları vermiş. 2008 itibariyle Türkiye&#8217;nin en zengin iki ailesi Koç ve Sabancı görünüyor. Bunların mal varlığı ise 8 milyar dolar ve üstü olarak kaydedilmiş. 8 milyar dolar ve üstü. O kadar parayı birarada görme şansımın hiçbir zaman olmayacağı gerçeğini bir kenara bırakarak okumaya devam ettim. Efendim bu zengin ailelerin büyük bir kısmı İstanbul&#8217;da yaşıyormuş. Ancak İstanbul&#8217;da yaşıyor dediysek öyle Bağdat Caddesi, Nişantaşı gelmesin aklınıza. Neredeyse hemen hepsi yalı ya da denize nazır köşklerde yaşıyor, yaşı nispeten daha genç olanlar ise Kanyon, Astoria gibi rezidansları tercih ediyormuş. Boğaz manzaralı yalı veya konakların fiyatı 3 ila 40 milyon dolar arasında değişirken, rezidansların fiyatı 300 bin dolardan başlayıp 3 milyon dolara kadar çıkıyormuş! Bunun dışında ekseriyetle Kemerburgaz ve Polonezköy civarında aldıkları kır evlerinde de nispeten daha pastoral bir hayat sürenler de yok değilmiş :)</p>
<p>Her yıl kısa süreli de olsa mutlaka birkaç kez tatile çıkan zenginler yazları Bodrum, St. Tropez ve Nice&#8217;i, kışları ise Aspen, Bali, St. Moritz gibi adresleri tercih ediyormuş. Hemen belirteyim, bu tatillerde 5 yıldızlı otel filan tercih etmiyorlar: özel ve bireysel hizmetin öne çıktığı villalar, şatolar (!!) ya da kendi teknelerini tercih ediyorlar. Eğer otelde kalmaları icap ederse de gecelik fiyatı 600 ile 6000 dolar arasında değişen özel suitlerde konaklıyorlar.  Gerçekten mühtiş..</p>
<p>Yazının geri kalanında ise alışveriş için gittileri şehirler (New York, Paris, Londra gibi) konu alınmış. Lüks markaların Türkiye&#8217;de hali hazırda bulunmasının bir anlamı yok zira burada en önemli ayrıntı kişiye özel hizmet alabildikleri özel dikim evlerinin ancak yurtdışında bulunuyor oluşu. Senin benim giydiğim Prada marka elbise değil arzu edilen, özel dikim olması gerek! (Mavi ekran veriyorum..)</p>
<p>Bunlar dışında, bilhassa bayanların takıntısı olarak kabul edilen mücevherler ve aksesuarlardan bahsediliyor. Gündüzleri hiçbir suretle kullanılmayan mücevherler dışında Patek Philippe, Vasheron Constantin, IWC gibi adlarını ancak bugün duymuş olduğum markaların özel koleksiyonlarında yer alan ve fiyatları 100 bin dolardan 1 milyon dolara kadar çıkan saatler zenginlerin en büyük tutkusu.</p>
<p>Tüm bu lüks ve zenginlik içinde ada sahibi olmamak olur mu? Olmaz! Kendine ait adası bulunan iş adamları arasında Rahmi Koç, Ali Dinçkök ve Ahmet Zorlu bulunuyor.</p>
<p>Bunca yazıyı boşuna yazdım sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Mesajım çok açık aslında:<br />
Eray Bey bir an önce voleyi vursun, adını joleneloy koyduğumuz bir adamız, bir yatımız iki de katımız olsun!</p>
<hr />
<p><small>© 2010 | <a href="http://www.creamfields.net">creamfields.net</a></small></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.creamfields.net/2008/10/19/turkiyenin-en-zenginleri-top-100/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

