Likes :: Şeylerin şekli

Ne yalan söyleyeyim, hayatımın hiç bir döneminde tiyatro sever biri olmadım. Birkaç kez arkadaşlarımın itelemesiyle gitmişliğim olsa da, büyülenerek geri dönmedim. Ta ki düne kadar! Haftalarca kapalı gişe oynayan bir oyun için yaklaşık 6 ay süresince bilet kovalayan ve çareyi tüm şirket adına 60 adet bilet satın almakta bulan bir tanıdık sayesinde izleme fırsatı buldum “Şeylerin Şekli“ni.  ABD’li yazar ve sinema yönetmeni Neil LaBute‘un 2001 yılında yazdığı tiyatro oyununun (The Shape of Things) Türkçe uyarlaması olan “Şeylerin Şekli”, benim gibi tiyatro sevmez bir insanı bile büyülemiş şahane bir oyun.

seylerinsekli

Mehmet Ergen yönetimiyle sahnelen oyun, öyle klasik bir çalışma değil kesinlikle. 2 saat boyunca oturup sahneyi izlemektense, 3 aşamada tüm oyuncularla birlikte mekan değiştirerek ilerlediğiniz, öyle ki her an kendinizi oyunun içinde buluverecekmişsiniz hissi veren, kendinizi izleyicinin ötesinde senaryonun neredeyse bir parçasıymış gibi algıladığınız bir oyun bu. İnteraktif diyesim geliyor ama hayır, herhangi bir iletişim ya da bağ kurmuyorsunuz oyuncularla. Yine de inanılmaz bir “içindelik” katıyor size her anında.

671

Oyunculara gelince; Esra Bezen Bilgin, Deniz Celiloğlu, Bartu Küçükçağlayan ve Evren Kardeş’ten oluşan ekip inanılmaz bir performans sergiliyor. Özellikle Adam rolündeki Bartu Küçükçağlayan’ın perfomansı ayakta alkışlanacak cinstendi. Canlandırdığı karekteri, hem tonlamasıyla hem mimikleriyle inanılmaz bir başarıyla yaşattı. Kendisini BinBir Gece’deki Gani rolüyle anımsayabilirsiniz, ama o rol ile bunu karşılaştırmaya dahi tenezzül etmem 🙂

etkinlik-tiyatro-seylerin-sekli-212x266

Oyunla ilgili detayları yazmak istemiyorum. Ben de gidip izlemeden önce hiçbir ön araştırma yapmadan gittim ve iyi ki öyle yaptım. Aşamaları (ne zaman ne olacak) bilip de gitseydim, bu denli zevk almazdım kesinlikle! Sadece şunu ekleyebilirim sanırım:

“Sanat yapın, tamam, ama asıl dünyayı değiştirmeye çalışın.” Böyle demişti sanat hocam. Ben de o günden beri neyi değiştirlebilirim diye düşündüm; ve buldum..

Sanat adına ne kadar ileri gidilebilir? Sınırı nedir?
Ya aşk adına.. neler feda edilebilir?

İmkanınız olursa kaçırmayın, mutlaka gidip izleyin oyunu! 🙂

Yorumlar 4
  • Umarım Aksanat’ta izledin. İki yıl önce izlemiştim ben ve inanamamıştım sahne düzenine ve dinamikliğine (: Hatta bilmem hatırlar mısın sana da elli kere git izle demiştim 😉

  • Ben de izlemiştim birkaç ay önce ve çok beğendim. Anlata anlata bitiremedim:) Bu arada magazinsel bir bilgi vereyim Esra Bezen Bilgin ile Mehmet Ergen evli:)

  • Hadi ya 🙂 Hiç bilmiyordum! Ama yönetmenin eşi olması bir yana bence performansı gayet başarılıydı. Bravo burdan tekrar 🙂 Hatta bir daha olsa yine giderim 🙂

  • Bu oyunu çok izlemek istesemde bir türlü beceremedim. Ama yeni kuşak tiyatronun bir diğer oyunu olan “Salvador Dali Göndermeleri İçimi Isıtıyor” adlı oyunu izledim..Gerçekten etkilendiğim bir oyun…zaten ben ne zaman yeni kuşak tiyatro’nun bir oyununu seyretsem etkileniyorum..tavsiye ederim..

Bir Cevap Yazın