Ezgi 3 yaşında! 🎈

Söylemesi biraz garip, hissi de öyle ama şaka maka Ezgi 3 yaşında artık 🙂 Zamanın bu kadar hızlı geçmesine inanamıyorum bazen. Oğlumun bu kadar büyümüş olmasına. Daha dün gibiyken bebekliği şimdilerde tam bir erkek çocuğu havasında. Bebekliğini ne kadar çok özlediğimi anlatmama gerek yoktur, anneyseniz bilirsiniz..

Geçtiğimiz yıl kutlayamamıştık Ezgi’nin doğum gününü. Son ana kadar beklemiş, ama darbe nedeniyle iptal etmek zorunda kalmıştık. Ne kadar içimde kaldıysa artık, üçüncü yaş kutlamaları için planlamalara taa o zamandan başlamıştım :))

Ezgi’nin arabalara ilgisi malumunuz, bu yüzden üçüncü yaş gününü Rahmi Koç Müzesi‘nde yapmayı çok arzu etmiştim. Neden sonra aklımıza Ezgi’nin kendi arkadaş kadrosu bakımından çok da katılım olmayacağı geldi ve planı iptal ettik. 3 yaş altında 3 çocuğu Araba Müzesi’ne götürüp kendimizi telef etmenin pek de bir anlamı yoktu 🙂 Nitekim hem ailelerin hem de çocukların rahat edebileceği bir yer lazımdı. Birinci yaş doğum gününü Carluccios‘da yapmış ve hiç bir sıkıntı yaşamamıştık. Fakat artık bu bücürlerin hepsi ayaklanmış, özgürce koşturabilecekleri bir alana ihtiyaçları vardı. Dolayısıyla adres belliydi; Polonezköy Leonardo 🙂

Polonezköy Leonardo

Anne-baba olanlar için bir hayli geç, olmayanlar için ise bir hayli erken bir saatte yollara düştük. Kahvaltı saat 10:00’daydı çünkü 🙂 Ezgi’ciğimin yol boyunca bitmek bilmeyen “Geldik mi?!” soruları eşliğinde kendimizi yemyeşil doğanın içinde bulduk. Aylardan Temmuz olmasından mütevellit havanın kötü olma ihtimali yoktu diyeceğim ama birkaç gün önceki fırtına aklıma gelince susuveriyorum hemen. Fakat hava gerçekten de mis gibiydi. Leonardo’ya daha önce gitmiş olanlar varsa bilirler, yazın en sıcak gününde bile tatlı bir serinlik vardır. Bir gece önce İstinye Park‘tan aldığımız devasa balonlarımızı asacak yer bakınırken balon konusunda biraz (!) abarttığımızı farkettim. Eray’ın herhangi bir şey farkettiğinden ise emin değilim :))

Ezgi 3 yaşında

Ezgi

Benim için en heyecan verici an tabi ki Ezgi’nin kendi pastasıyla karşılaşma anıydı. Birkaç hafta öncesinde Mutlu Dükkan‘la başlayan yazışmalarımız bir süre sonra telefon görüşmelerine döndü ve nihayetinde de bu muhteşem pasta çıktı karşıma. Zeynep, pasta işinde gerçekten çok iyi. Ben her türlü detayı tek tek yazmış olsam dahi tüm bunları bir araya getiren inanılmaz yetenekli bir insan. Atölyesine verdiği isim gibi insanı mutlu etmeyi başarıyor 🙂 Kerem’in “Mutlu yıllar Ezgi” şarkısı eşliğinde masaya gelen pastaya Ezgi’nin verdiği tepki inanılmazdı. Bu resimde çok etkilenmiş gibi görünmese de pastanın ortasından ona bakan kepçeyi görünce aklı gitti evladımın 🙂 Tekrar eline sağlık Zeynep diyor, geçiyoruz hediye faslına 🙂

Ezgi ve pastası

Ezgi ve devasa vinci

Gelen hediyelerin tümü harikaydı, peşinen söyleyeyim. Ama söz konusu 3 yaşında bir çocuk olunca, bazı hediyeler daha da çok seviliyor, bu da bir gerçek :)) Ezgi’nin yanılmıyorsam en fazla tezahürat yaptığı oyuncak işte bu fotoğraftakiydi. Neredeyse kendi boyundaki bu vinç; aylardır “vinç vinç, vinç alın bana!” diye sayıklayan evladımın çıldırmasına neden oldu. Hatta o kadar çok çıldırdı ki eve gelir gelmez kırmayı başardı. Oyuncakların makus talihi işte; daha anne ve baba oynayamadan kırılmaları 🙂

Ezgi Kerem Güneş

Güzel bir gündü bizim için. Oğlumuz, Ezgi’miz, bir yaş daha büyümüştü, sağlıklı ve mutluydu her şeyden önce. Birlikteydik sonra; eksiklerimiz olsa bile bir aradaydık.. Ve asıl ailemiz dediğimiz can dostlarımız yanımızdaydı. Hepsine ne kadar teşekkür etsem az; bugüne kadar bizi asla ve asla yalnız bırakmadılar 🙂

Burcu ve Eray

Şimdi düşünüyorum da; neden topluca bir fotoğraf çektirmemişiz ki biz? Bir sonraki sefere diyelim, bu yazıyı da burada bitirelim madem 🙂

Kerem

Hande Can Kerem

Güneş Fatih Hilal

Göksel Gülden

Ozan Müge

SaveSave

SaveSave

Bir Cevap Yazın