Huzur dolu bir köy evi

İstanbul’un kentsel dönüşümünden, trafiğinden, hava kirliliğinden ekstra bıktığım bu günlerde başka ülkelerin başka şehirlerini, başka evlerini, kırlarını bayırlarını hayal ederken buluyorum. Şehirden kaçıp gitme arzusunu uzun zamandır bir yük gibi taşıdığımı söyleyebilirim. Önümüzdeki günler neyi getirir bilinmez ama şimdilik kepçe ve vinçlere nazır penceremden acınası manzaraya bakarken House to Home‘da gözüme ilişen bu Oxfordshire evi, baştan sona rüyalarımı süsleyen detaylarla dolup taşıyor adeta.

Oxfordshire house

1700’lerden kalan arduvaz çatısı ile bu taş yapı, uzun süre hangar olarak kullanılmış ve 1980’lerde tamamlanan renovasyon çalışmaları ile büyük bir eve dönüştürülmüş. Mutfakta eskitilmiş ahşap ile paslanmaz çelik ev aletlerinin kombinasyonuyla modern bir köy görünümü elde edilmiş ve benim bilhassa çok sevdiğim açık raf sistemi kullanılmış. Kendi evimde de muhtelif bardak ve tabakları dizdiğim benzer bir sistem mevcut.

Oxfordshire house

Antredeki beyaza boyanmış parkeler ile beyaz tonlarda muhafaza edilmiş duvarlar sayesinde eve daha ilk giriş anında ferah bir atmosferle karşılaşılması sağlanmış. O harika uçuk mavi tondaki bank ise gözümden kaçmıyor 🙂

Oxfordshire house

Beni benden alan oturma odasında ilk dikkatimi çeken, salonun bir köşesinde yerini bulan ahşap çalışma masası oldu. Vintage ahşap masalar yazımda da bahsettiğim gibi çalışma alanlarının illa farklı bir odada olması gerekmiyor; salon veya yatak odasının içinde de bu tür alanlar pekala yaratılabilir. Oturma odasının diğer ucunda ise ortama harika bir rustik doku katan döküm soba, karlı kış günlerinin en huzurlu noktası olsa gerek.

Oxfordshire house

Oxfordshire house

{photo credit: brentdarby.com}

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.