Mermerin yükselişi

Mermer denildiğinde ilk aklıma gelen şeyin “acı” olması pek rastlanır bir durum olmasa gerek. 80’lerin ortalarıydı  sanırım ve ben daha çok küçük bir çocuktum. Pencereden dışarı bakmak için tırmandığım koltukla pencerenin pervazı arasında; ki bu pervaz mermerdi, dengemi kaybedip çenemi o mermere çarptığımda hissettiğim acıyı dün gibi anımsıyorum. Ön dişimin kırılmasına mı yanayım, tarifsiz ağrılara mı bilemiyorum. Anlayacağınız mermerle iyi bir başlangıç yapamamıştık.

90’lı yıllar mermerle ilişkimizi pek de olumlu etkilemedi diyebilirim. Banyo ve mutfakların demirbaşı sayılabilecek bu doğal taş, o dönem pek çok evde ısrarla bej renginin tercih edilmesinden dolayı olacak ki görünümü itibariyle beni hep hayal kırıklığına uğrattı.

Üniversite yıllarında, gençlik ateşinin etkisiyle gözümün mermer görecek hali yoktu pek. 2000’lerin sonuna doğru ilk evimi kiraladığımda ise mermer modası yerini laminat çılgınlığına bırakmıştı. Banyolarda, mutfaklarda, zeminlerde kısacası evin dört bir yanında bu yapay ahşap vardı artık. Son birkaç yıldır ne olduysa inanılmaz bir yükselişe geçerek hayatımızın neredeyse her alanına girdi. Mermer sehpalar, mermer tablalar, mermer havanlar, mermer görünümlü takılar, kupalar, tabaklar ve hatta telefon-laptop kılıfları ve daha nicesi.

Benim mermerle barışmam, hatta mermere aşık olmam da işte bu döneme denk geldi. Bu aşkın başlamasındaki temel sebep, mermerin moda olmasından ziyade, rengiyle alakalı sanırım. Özellikle, Carrara olarak da bilinen beyaz mermerin son derece zarif bir görünüme sahip olması, aydınlık, pırıl pırıl bir etki yaratması bu aşkın uzun yıllar devam edeceğinin en büyük kanıtı.

mermer 01

mermer 02

mermer 03

mermer 04

mermer 05

mermer 06

(1) 5 Genius Approaches to Shelving (2) Pinterest (3) Berry breakfast crumble (4) Pinterest (5) Aralık favorilerim (6) Instagram

Yorumlar 1

Bir Cevap Yazın