Bir dizi daha bitti gitti

Aşk-ı Memnu, yaklaşık iki senenin ardından dün gece veda bölümüyle evimizin salonundaydı. Veda bölümünün haftalarca dönüp duran fragmanı nedeniyle [terkedilmiş boş odalar ve evin bahçeden yapayalnız görünümü] ilgimin artmış olduğunu saklamayacağım sizden. Oysa ki sonu belli bir uyarlamaydı dizi. Sonunda ne olacağını bildiğimiz halde, sonunu nereye bağlayacaklarını bilmediğimiz Lost’u beklerlen bile heralde bu kadar heyecanlanmamıştım (kendi adıma)..

Esasında beklediğim; dizinin kat-i sonundan (yani Bihter’in kendisini vurmasından) ziyade bu şeytan üçgeninde herhangi bir yüzleşme anı olacak mı olmayacak mı konusuydu. Velhasıl Bihter-Behlül-Adnan ekseninde yüzleşme oldu, “Sen benim oğlumdun!” dendi, betler benizler atıldı ve Bihter’in yere yığılmasıyla konu kapandı. Kapandı sandık yani; şahsen ben kapanmasını beklerdim. Tüm akşam boyunca dizide tansiyonun tavan yaptığı tek sahne burasıydı zira.

Ne yazık ki Bihter’in ölümü ile fragmanda gösterilen perili ev sahneleri arasına bir ufak Yeşilçam havası sığdıralım denmiş. Sığdırılmış da hakikaten. Bir yanda cenazeler, Firdevs Hanım ve yüzü, bir yanda Nihal’in hastanedeki travmatik vaziyetleri ve Yaban. Pardon Behlül. Şu saydığım 4 öğe yüzünden diziden tamamen kopan bir tek ben mi oldum merak ediyorum. Hazin bir son olması gerekmiyor muydu? Herkes bunu beklemiyor muydu? E ama güldük biz, hepimiz?

Final bölümünden içime dert olan iki konu daha var. Öğrendik ki Bihter 83 doğumlu, Beşir ise 88’liymiş. Beşir ile Nihal çocukluk arkadaşı olduğuna göre ya yaşıtlardı ya da aralarında en fazla 1-2 yaş vardı. Bu durumda; Bihter’in mütemadiyen “daha çocuk o” dediği  Nihal ile arasında en az 5 en fazla 7 yaş olması, o da yetmezmiş gibi Ednan Bey’in kızından 5 yaş büyük birini kendine eş seçmesi insanda “E sen kaşınmışsın” hissi yaratıyor.

Ayrıca, haftanın en az üç gününü ilk eşinin mezarı başında geçiren Ednan Bey, Bihter’in babasının yanına gömülmesi ile birlikte her defasında çoklu ziyaret yapmış sayılmayacak mı? İkilinin evlilik kararı almasına bu iki mezarın birbirine yakınlığı vesile olmuştu malum.. Demek istediğim evi taşımakla olmaz, mezarların yeri değişmedikçe o travmalar bitmez. Benden söylemesi 😉

Bir Cevap Yazın