Provence rüyası

Paris’in gönlümdeki yeri apayrı olsa da Fransa’nın güneyindeki Provence bölgesi her daim bir başka büyülemiştir beni. Bölgenin köy ve kasabaları; doğasıyla, mimarisiyle, mutfak kültürüyle ölmeden önce mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında gelir. Taş binaların avlusunda yenilen çeşit çeşit peynirin, lavanta bahçelerinin görsel şölenine nazır içilen şarapların, üzerine de adaçayı, biberiye ve kekiğin o muhteşem kokusu eklenince insanın kendini cennette sanması işten bile değildir.

Provence

Yaz geldiğinden olsa gerek kendimi sürekli tatil planı yaparken buluyorum. Giriş paragrafından da anlayacağınız üzere en büyük hayalim bu köy ve kasabaları gezmek. İnternette deliler gibi kalacak yer araştırması yaparken rastladığım bu iki otel ise süreci epey hızlandıracak gibi görünüyor.

Domaine de la Baume ve La Bastide de Marie. Biri Tourtour’da diğeri Ménerbes’de bulunan bu iki otel, ilk görüşte aşk gibi bir heyecan yarattı içimde. Fotoğraflara bakarken kendimi harika bir güne uyandığım odalarda hayal ettim; bahçelerde dolaştığımı, çiçekleri kokladığımı, o enfes yemeklerden tattığımı..

Domaine de la Baume 01

La Bastide de Marie 01

Domaine de la Baume, Fransız stili bahçesi ve içindeki göletleri, zeytin ağaçları, limonluğu ile devasa bir arazi içine konumlanmış. Arazinin ortasında sizi gök mavisi panjurları, taş avlusu ve sarmaşıklara dolanmış gövdesiyle kendine aşık eden ana bina karşılıyor.

Bir dönem Fransız ressam Bernard Buffet’e de ev sahipliği yapmış bu binanın içinde 18. yüzyıl izleri taşıyan odalar yer alıyor. Barok tarzı koltuklar, antika mobilyalar, kilimler, geometrik desenli seramik karolar, tablolar, heykeller ve en önemlisi de odaların baktığı o muazzam manzara! İnsan ömrünün sonuna kadar o manzaraya bakarak yaşayabilir herhalde. Ben de bir yandan websitesine bakınırken bir yandan da zeytin ağaçlarına nazır o taş avlunun içinde ayaklarımı uzatıp dünyanın tüm kasvet ve kederinden saatlerce uzak kaldığımı hayal ediyorum mesela 🙂

Domaine de la Baume 02

Domaine de la Baume 03

Domaine de la Baume 04

Domaine de la Baume 05

Domaine de la Baume 06

Domaine de la Baume 07

La Bastide de Marie de tıpkı Domaine de la Baume gibi 18. yüzyıl izleri taşıyan bir konak. 23 hektarlık üzüm bağı üzerine kurulu olan La Bastide de Marie’nin etrafı zeytin ve selvi ağaçları ile mis kokulu lavanta çalılarıyla çevrili. Şarap tadımı ve yemek atölyeleri gibi aktivitelere de ev sahipliği yapan bu devasa bahçede, gözlerinizi kapatın ve akşam üstü kahvenizi yudumladığınızı hayal edin.

La Bastide de Marie 02

Ana bina içinde yer alan ve misafirleri belki de ilk karşılayan yer olan lobinin dekorasyonuna hayran olmamak mümkün değil. Taş duvarlarla çevrili bu odada gözüme ilk çarpan elbette ki heybetli şömine oluyor. Şöminenin hemen karşısındaki mavi koltuk ve arkasındaki kitaplık bir o kadar dikkat çekici. Aralara sıkıştırılmış altın detaylar ve taze çiçeklerin içimde yarattığı coşkuyu anlatmama gerek yok sanırım 🙂

La Bastide de Marie 03

La Bastide de Marie 04

Konağın içinde farklı tarz ve büyüklükte pek çok oda mevcut ancak beni en çok etkileyen, ana binanın biraz daha uzağında kalan ve kalabalık gruplar için daha uygun olduğunu düşündüğüm Villa Grenache oldu. Beş odalı bu villa; taş duvarları, çıplak tavanları, demir işlemeli mobilyaları, aydınlık odaları ve pastel renkleriyle insana baka türlü bir huzur veriyor. Bana, geçtiğimiz yıl Asos’ta geçirdiğimiz haftasonunu anımsatan bu villa, yolumuz bir gün Ménerbes’e düşerse kesinlikle ilk tercihimiz olacak.

Villa Grenache 01

Villa Grenache 02

Villa Grenache 03

 

Bir Cevap Yazın