Türkiye’de “iyi” tek bir moda blogu yok – (muş)

Elle Dergisi’nin Haziran sayısında bir makale gözüme çarptı: “Nasıl dergici olunur?

İki nedenle dikkatimi çekti yazı; birincisi kullanılan başlık (dergici olmak) ve ikincisi alt başlıkta geçen “blog’cu olmak” ifadesi. Dergicilik ve gazetecilik, uzun süredir literatürde olmasına rağmen dergici olmak kısmına takıldım biraz. Dergici olmak. Hmm.. Bu konuyu bir kenara koyalım. Fakat blog’cu olmak? İşte buna anlam veremiyorum. Sadece bu yazı için konuşmuyorum ancak blog yazarlarına blog’cu denmesine (böyle kesme işaretiyle ayrılarak yazılmasına hele) inanılmaz uyuz oluyorum. Blog, blog yazmak, bloglamak, blog yazarı İngilizce’den çevrildiğinde doğru kullanım evet, ama blog’cu diye birşey yok hakikaten. Blogger diye birşey de yok – Türkçe’de. İngilizce yazıyorsak o ayrı (blogger: blog yazan kişi/blog yazarı).

Herneyse..

Hacer Yeni demiş ki; “Bir de blog’cular var. Dergiciliğin, gazeteciliğin de önüne geçen en sıkı alternatifi. Daha özgür çalışma taraftarıysanız blog sizin için daha iyi bir seçenek olabilir.” Buraya kadar problem yok – blog’cular kısmını görmezden geliyorum.. Devam edelim: “Yurt dışında oldukça başarılı örnekleri ola moda blog’culuğunun onca çaba ve desteğe rağmen ne yazık ki Türkiye’de her gün deli gibi tıklanası, takip edilesi, trend belirleyesi bir örneği yok. Dergiler kollarını dört açmış, her sayıda blog’lar, blog’cular; gazeteler onları yazar, mağazalar onlara özel günler düzenler. Blog ödülleri bile verildi geçtiğimiz günlerde.”Bu kadar çabanın sonucunda üzülerek belirtmeliyim ki, aralarında çok iyi diyebileceğimiz tek bir moda blog’u yok.”

Şimdi bu noktada itirazım var benim. Öncelikle, dergiler kollarını dört açmış her sayıda bloglar, blog yazarları diye bağırıyor mı? Bağırıyor, doğru. Ama bu, dergiciliğin Türk bloglarına bir desteği midir? Tartışılır. Bana göre, dergilerin blogları/blog yazarlarını konuk etmeleri, bu mecranın artık yadsınamaz bir mevcudiyet göstermesi yüzündendir. “Bloglar var, evet biz de takip ediyoruz, hatta bakın bu sayımızda x tanesini tanıtıyoruz” demek içindir ama bu bir destek midir? Öyle midir hakikaten? Bence değildir, ama sizlerin de görüşünü merak ediyorum.

Gelelim Türkiye’de kaliteli moda “blog’u” (cısss) yok denen kısma. Eminim moda blogları arasında bu konu çoktan konuşuldu, itiraz edildi, hatta benden önce çemkirmiş olanlar da vardır mutlaka. Fakat bu yazıyı yazan kişiye bir de ben sormak istiyorum; “Siz nerede yaşıyorsunuz?” Zira benim, ve benim gibi pek çok insanın gayet zevkle takip ettiği onlarca moda blogu var Türkiye’de. Üstelik hepsi “cici kızcılık” oynamıyor. (Bkz: fashion4-u.blogspot.com – Elle Ocak 2010 sayısından da anımsayabilirsiniz kendisini)

Talihsiz açıklamalar silsilesi.. Haydi bakalım.

Yorumlar 1
  • Ben de kesinlikle katılmıyorum Türkiye’de iyi moda blogu olmadığı fikrine.. Blog yazarı olana ya da olmak isteyene saygı olmalı herşeyden önce.. Bu şekilde konuşmalar, yeni blog yazarı olmak isteyenlerin de önünü kapatır, engeller. Çünkü Türkiye’de tek bir iyi moda bloğu yoksa ben çıkıp da tek iyi olabilirim diyen az çıkar ki hatta kanımca çıkmaz bile.. İyi moda bloğu olsun istiyorsa bir insan, çıkıp da bunu teşvik edici konuşmalar yapmalı, bu şekilde engelleyici sözler söylememeli.
    Ki nitekim bence çok başarılı moda bloğu örnekleri de var Türkiye’de.. Örneğin nilerturk.net gibi ki bu blog dünyanın en başarılı 100 moda blogu arasında tek Türk olarak seçildi. Önce bunu araştırır bir insan..

Bir Cevap Yazın